Banner
Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
ÜYE GİRİŞİ
e-mail adresiniz:
şifreniz:
zaman ile ilgili ödevler
 24,2 Kb / 1 sayfa

spor,kişisel veya toplu oyunlar biçiminde yapılan, genellikle yarışmayı amaçlayan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümüne denir.
yurdumuzda ilk yapılan spor okçuluktur. okçuluk 1453 yılında ülkemizde başlamıştır.yani fatih sultan mehmet’in istanbul’u fethedip bizans imparatorluğu’nu ortadan kaldırdığı zaman. okçuluk meydan-ı kemankeşani’de yapılıyordu. meydan-ı kemankeşani’nin kurulması türk spor tarihinde ilk belgeli olaydır.
okçuluktan sonra yurdumuzda ˝güreş˝ yapılmaya başlandı.güreş yurdumuzda 1361 yılında başladı.güreş türk akıncılarının sallarla anadolu’dan rumeli’ye geçip balkanlar üzerinden avrupa içlerine sarkmaya başladıkları günlerle yaşıttır.
saltanat kayıkları arasında yapılan iddialı kürek yarışları istanbul’da büyük ilgi uyandırırken, o zamanların padişahı ııı. sultan murad da pek medhini işittiği yarışları yakından görmeyi arzulamıştı. en seçkin kürekçileri topladı. daha sonra tüm istanbul’a bu yarışı duyurdu. o gün büyük bir kalabalık vardı yarışın yapılacağı yerde. bu yarış 1579 yılında yapıldı.
1870 yılında yurdumuz sporu için önemli bir olay gerçekleşmiştir. bu olay bir spor şenliği idi. ilk spor şenliği, galatasaray lisesi öğrencileri tarafından kağıthane’de gerçekleştirildi.
1890 yılında ise ingilizlerin icadı olan futbol türkiye’ye geldi. türkiye’de ilk kez bornova semtinde, buraya yerleşmiş bulunan ve pek çoğu tütün ve pamuk ticaretiyle uğraşan ingiliz aileleri arasında bornova çayırlarında oynanmaya başladı. türkiye’de ilk futbol maçları böylece, bu sporun ingiltere adasında doğmasından yaklaşık kırk yıl sonra oynanmaya başlamıştı. daha sonra futbol istanbul’da da görüldü. izmir’den istanbul’a göç eden aileler beraberlerinde futbolu istanbul’a da getirdiler.
1896 yılında yunanistan’da yapılan ilk olimpiyatlarda usta pehlivan koç mehmet bu olimpiyatlara katılmak istiyordu ve katılmak için yunanistan’a gitti. ama organizasyon komitesi kendisinden osmanlı devleti’ni temsil edeceğine dair milli...

Ödevi indir - Benzer ödevler
 92,5 Kb / 4 sayfa

türkiye, kuzey yarım kürede ekvator ile kuzey kutbu arasında eski dünya kıtaları adını verdiğimiz (asya, avrupa, afrika) topluluğunun hemen hemen tam ortasında yer alır.ülkemiz, üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada (anadolu) üzerinde bulunur. 814.578 km2 alan kaplayan ülkenin 23.764 km2 si (yaklaşık %3) avrupa kıtası üzerinde yer alırken, diğer büyük parçası asya’dadır. 36-420 kuzey paralelleri ve 26-450 doğu meridyenleri arasında yer alan ülkemizin en kuzey ucu sinop ilinde ince burun; en güney ucu hatay’da beysun koyu güneyi olurken, en batı ucu gökçeada’daki avlakaburnu, en doğu ucu ise ığdır ilimizde aras ırmağı dil kesiminde yer alır. geometrik şekil olarak kabaca yatay bir dikdörtgeni andıran ülkemizin batı-doğu yönündeki uzunluğu 1.600 km’ yi bulurken, kuzey-güney yönünde genişliği ise 650km’ dir. bu bakımdan ülkemizin doğusu ile batısı arasında 19 boylam, diğer bir deyişle 76 dakikalık bir zaman farkı vardır.türkiye kuzeybatıda bulgaristan ve yunanistan; kuzeydoğuda gürcistan, ermenistan, doğuda nahcivan, iran, güneydoğuda ırak ve suriye ile sınır komşusudur. bu komşular içinde en uzun kara sınırına 877 km ile suriye sahiptir.jeopolitik açıdan önemli bir konumda bulunan türkiye, anadolu yarımadası elverişli iklim koşulları nedeniyle tarihi çağlardan itibaren büyük ölçüde yerleşmelere sahne olmuş, bunun neticesinde de çeşitli uygarlıkların kurulduğu ve geliştiği bir alan haline gelmiştir. bu bakımdan türkiye doğu ile batı medeniyetlerine .... yabancı ülkelerin ülkemiz üzerindeki emelleri ...

Ödevi indir - Benzer ödevler
 36,0 Kb / 4 sayfa

1. çok meşgul olmak ve problemlerle çok haşır neşir olmak.
2. çatışan hedeflere ve amaçlara sahip olmak.
3. dinlenebilmek için yeteri kadar zaman ayıramamak.
4. eleştirilme korkusu.
5. kendine güven eksikliği
6. ruhsal durum.
7. duyguları beslemeyen steril bir çevre.
8. çabuk sonuç üretme talepleri ve ihtiyacı
9. bilgi toplamayı veya iletişim kurmayı engelleyen katı kurallar veya engeller.
10. kırıcı sözler.
11. popüler kültürle fazla haşır neşir olmak.
12. stres
13. rutinleşme.
14. inançlar.
15. ego.
16. korkular.
17. kendini eleştirme ve negatif düşünce.

Ödevi indir - Benzer ödevler
 15,3 Kb / 10 sayfa

bundan uzun zaman önce william shakespeare, "dünya bir tiyatro sahnesidir" demişti. shakespeare için teatral bir içeriğe sahip olan yaşamda bizler sahneyi paylaşan oyunculardık. ancak shakespeare'den bu yana sahnemiz değişmemesine karşın oynadığımız oyunda 'bireyler' olarak varlık alanlarımız gitgide azalmaya başladı. shakespeare döneminde varolmak bir anlamda üretmekle eşdeğerken, günümüzde varolmanın temel koşulu durmadan daha fazla tüketmek şeklinde algılanır oldu. kısacası hayat shakespeare'den bu yana çok değişti. örneğin daha refah içinde bir dünya talebiyle biçimlenen teknoloji, galiba bizleri kendine mahkum ederek, bizi birbirimizden uzaklaştırmaya başladı. aslında bu kaçınılmaz bir süreçti ve bu süreç daha çok bizim teknolojiyi yorumlama biçimimizle ilgili olarak yaşandı. yani eskilerin deyişiyle müsebbibi teknoloji değil, bizlerdik. yeteneklerimizin ve başarılarımızın yüzyıllar süren macerası bizleri o kadar çok değiştirdi ki, sonuçta giderek başarılarımızın kurban! ı ! olmaya başladık. evet, hayat hâla yeryüzü sahnesinde oynanan bir oyun, ancak bu oyunda bizler shakespeare'in dediği gibi, eskisi kadar hayatlarımızın başrol oyuncusu değiliz. artık teknolojik, sosyal, kültürel, ideolojik ve ekonomik veriler, insanlara karmaşık ve çözümlenmesi gereken bambaşka bir dünya sunuyor. dünya o kadar hızlı bir başkalaşım süreci içinde ki, içinde bulunduğumuz dönem bile birden fazla sıfatla anılmakta...

Ödevi indir - Benzer ödevler
 496,5 Kb / 21 sayfa

1 yerel alan ağlarına giriş
yeral alan ağlarını (yaa) uygulama alanları, kullandığı topolojiler, iletişim ortamları gibi çeşitli başlıklar altında özetleyeceğiz.
1.1 uygulama alanları
yerel alan ağlarında iletişim, genellikle bir bina veya binalar grubu, hastane, fabrika, üniversite kampüsü ve benzeri alanlar ile sınırlıdır. kablolu veya kablosuz olabilir.
1.2. yaa’da kullanılan topolojiler
ağ topolojisi ağı oluşturan bilgisayarların birbirlerine fiziksel bağlantılarının nasıl yapılacağını belirler. yıldız, halka, yol ve hub / ağaç topolojileri kullanılır. yıldız ve yol topolojilerinde genellikle çift burgulu ve koaksiyel kablo kullanılırken, halka topolojisinde fiber optik kablo da kullanılabilir. hub/ağaç topolojisinin özü ise halka ve yol topolojisine benzer. tek bir kutu içerisinden (hub, bunu ağacın kökü olarak düşünebiliriz) çift-burgulu kablolar (fiber optik veya koaksiyel kablo da kullanılabilir) vasıtasıyla bilgisayarlara (terminallere, dallara benzetirsek) uzatılmış bir ağaç yapısı şeklindedir. hub’lar anahtarlama işlemi yapmazlar ancak kablodaki sinyali alıp kuvvetlendirerek diğer bir kabloya verirler yani bir yineleyici işlevi görürler.


1.2.1 yıldız topolojisi
birden fazla bilgisayarı merkezi bir bilgisayara bağlamakta sıklıkla kullanılan bir topolojidir. ana bilgisayar ağ nodları (düğümleri) arasındaki veri iletişimini koordine eder. şöyle ki, tüm iletişim önce merkezi bilgisayara gider, merkezi bilgisayar işlemleri ve bilgi paylaşımını kontrol eder.
herhangi bir nod (düğüm) çalışmaz hale gelirse otomatik olarak devre dışı kalır. bu tip topolojilerde kritik olan merkezi bilgisayardır. çünkü, ana bilgisayarın çalışmaması durumunda tüm sistem durur.
bu sistem yeni iş istasyonları eklemek için oldukça uygundur. sadece merkez bilgisayarından iş istasyonuna bir kablo bağlantısı ve arabirim kartı eklemek yeterli olur.
bu yapının bir diğer avantajı, ağ yöneticisinin belli düğümlere, diğerlerinden fazla yetki verebilmesidir. bu durumda merkezi bilgisayar bu terminallere diğerlerine göre öncelik tanır.

1.2.2 yol topolojisi
yol topolojisinde tek bir iletişim bağlantısı (örneğin bir kablo) düğümlerin birbirleriyle iletişiminde kullanılır. yol’ un başlangıcı ve bitişi birbirine bağlı değildir. bu topolojide her düğüme bir adres verilir ve bu yapıdaki bir ağda veri herhangi iki düğüm arasında doğrudan iletilebilir. ancak bu iletişim bir zaman biriminde yalnızca bir çift düğüm arasında gerçekleşebilir. iletişimde bulunan düğümler yol’u iletim süresince işgal eder, iletim bitince serbest bırakırlar. bundan dolayı her terminal (düğüm) mesaj göndermeden önce yolu kontrol ederek herhangi bir mesaj gelip gelmediğine bakar. ayni iletişim bağlantısı tüm düğümlerce paylaşıldığı için, mesajlar gönderildiği düğümün adresiyle iletilir. yol yapısı tipik olarak bir bina içine yayılmış bir çok bilgisayarın bulunduğu yerel ağlarda kullanılır. çünkü tek bir iletişim bağlantısıyla tüm ağa hizmet verebilmektedir.

1.2.3 halka topolojisi
...

Ödevi indir - Benzer ödevler
 72,5 Kb / 7 sayfa

asitlik ve bazlık değişmelerine karşı direnen, yani az miktarda kuvvetli asit veya kuvvetli baz ilavesiyle ph si yaklaşık olarak sabit kalan çözeltilere tampon çözeltiler ; bu direnmeye de tampon etkisi denir. bunlar genellikle zayıf asit veya bazlarla bunların kuvvetli tuzlarının karışı-mıdır. örneğin asetik asit ile sodyum asetat ; amonyak ile amonyum klorür karışımı gibi. asetik asit-asetat tamponunda h+ veya oh- eklenirse aşağıdaki nötralleşme tepkimeleri görülür.tepkimeleri yazılabilir. bununla beraber, bir poliprotik asidin çeşitli nötralleşme derecelerine malik tuzlarından ( örneğin nah2po4 ve na2hpo4 karışımı ) yararlanılabildiği gibi zayıf bir asitle başka bir asidin tuzundan ibaret sistemlerden de ( örneğin sitrik asit ve sodyum fosfat gibi ) yararlanılır. zayıf bir asitle ( ha ) tuzunun ( a- ) tampon etkisi, hidrojen iyonlarının zayıf asidin a- bazı ile birleşerek iyonlaşmış ha moleküllerini vermesiyle açıklanır:diferensiyel oranına tampon gücü veya değeri denir. o halde tampon gücü, ph nin birim kadar değişmesi için ilâvesi gereken baz yahut asit miktarıdır, db ye karşı ph değişmesi ne kadar az is ise tampon gücü de o kadar büyük, yani ph o kadar sabittir. bir tampon sisteminin tampon gücü, tuz konsantrasyonunun asit konsantrasyonuna oranı 10 ile 1/10 arasında olduğu zaman en elverişlidir. bu ise ph = pka ±1e karşındır. o halde bir asit-baz tampon çözeltisinin yararlı ph tampon aralığı pka ±1 olarak alınabilir. eğer deniş bir ph tampon aralığını kaplayacak tampon çözelti hazırlanmak istenirse, bir sıra zayıf asit seçmek gerekir ki bunların pka ları 2ph biriminden fazla fark etmemiş olsun. buna göre maksimum tampon gücü ve belli ph li tampon çözelti hazırlamak için öyle bir asit seçmek gerekir ki asidin pka sı istenilen ph ye eşit veya mümkün mertebe yakın olsun. bu halde, [tuz] / [asit] oranı 10 > ph > 4 halinde (1.1) den hesaplanır. tampon gücü bakımından önemli olan bir başka faktör de asit ve tuzun konsantrasyonlarıdır. çözeltinin derişikliğinin fazlalığı oranında ve [tuz] / [asit] = 1/1 halinde tampon gücü fazladır.normal insan kanının ph si 7,35 olup biraz baziktir. ph nin bu normal değerden 0,1 ph birimi kadar sapması ciddi patolojik rahatsızlıklara sebep olur. örneğin diyabetik komada kanın ph si 6,82 ye düşer. kanda mevcut bazı tampon sistemler kanın ph sini normal değerinde sabit tutar. en önemli tampon ikilileri;

Ödevi indir - Benzer ödevler

uzmanlık yeterlilik tezi,

içindekiler önsöz i
içindekiler ii
tablo listesi v
sekil listesi vi
kısaltma listesi vii
ek listesi viii
özet ix
abstract x
giris 1

birinci bölüm döviz müdahaleleri 8

1.1. döviz müdahalelerinin sınıflandırılması 9
1.1.1. sterilizasyon 9
1.1.2. gizli / açık müdahaleler 11
1.1.3. tek taraflı / ortaklaşa müdahaleler 13
1.1.4. aynı yönde / ters yönde müdahaleler 14
1.2. döviz kuru modelleri çerçevesinde döviz müdahaleleri 14
1.2.1. satın alma gücü paritesi yaklaşımı 15
1.2.2. ödemeler dengesi yaklaşımı 16
1.2.3. parasal yaklaşım 16
1.2.4. portföy dengeleme teorisi yaklaşımı 17
1.2.5. farklı döviz kuru modellerine göre döviz müdahaleleri 18
1.3. döviz müdahalelerinin döviz kurlarına etki mekanizmaları 18
1.3.1. portföy kanalı 19
1.3.2. sinyal kanalı 20
1.3.3. “noise trading” kanalı 22

ii
ikinci bölüm konuya iliskin akademik çalısmalar 25

2.1. karlılık testi çalışmaları 25
2.2. zaman serisi analizleri 26
2.3. olay inceleme yaklaşımı (event-study approach 28

üçüncü bölüm dünya piyasalarında

döviz müdahaleleri 30
3.1. gelişmiş piyasalarda döviz müdahaleleri 30
3.2. gelişen piyasalarda döviz müdahaleleri 33
3.3 gelişmiş piyasalar ve gelişen piyasalar (karşılaştırma) 34
3.4 türkiye 36

dördüncü bölüm model 41
4.1. çalışma döneminde tcmb işlemleri 43
4.2. e-garch analizi 44
4.2.1. model sonuçları 47
4.2.1.1. döviz kurlarının düzeyine olan etki 47
4.2.1.2. döviz kurlarının oynaklığına olan etki 51
4.3. olay inceleme yaklaşımı 52 4.3.1. olayların tanımlanması 53 4.3.2. olay penceresinin tanımlanması 55
4.3.3. çalışma döneminin seçimi 55 4.3.4. başarılı olayın tanımlanması 56
4.3.5. olayların analizi 56
iii
besinci bölüm sonuç 60
kaynakça 64

Ödevi indir - Benzer ödevler
 64,3 Kb / 45 sayfa

carlo goldoni,

kısa bir hastalığın ardından carlo goldoni 1754 yılında modena kentinden milano'ya, oradan da venedik'e geçmişti. goldoni anıları'nda (ıı. kısım, xxııı. bölüm) şöyle anlatmaktadır: "yolculuğum sırasında brenta ırmağının iki kıyısı boyunca sıralanan ve görkemleri oradaki zevk safa düşkünlüğünü yansıtan birçok villa gözüme çarptı. bir zamanlar dedelerimizin gelirlerini toplamaya gittikleri o yerlere, şimdi har vurup harman savurmaya gidiliyor. yazlık yerlerinde yüksek kumar oynanıyor, zengin sofralar kuruluyor, balolar, eğlenceler düzenleniyor. italyanların düşkünlüğü özellikle yazlık yerlerinde hiçbir güçlükle karşılaşmayan büyük bir gelişme göstermektedir."
güldürülerinin konusunu gerçek yaşamdan çıkarmayı, yaşadığı dönemin sosyete yaşamının başlıca kusurlarını belirtmeyi ilke edinmiş ve bu ilkeden asla uzaklaşmamış olan goldoni üç perdelik la villeggiatura (yazlık) adlı bir güldürü yazdı. bu güldürüde, kendi anlatımıyla, "yazlık topluluklarındaki düşkünlük konusuna şöyle bir değinilmiştir."
fakat kendisi bu konuya büyük bir önem veriyordu; aradan biraz zaman geçtikten sonra, aynı oyunun üç perdesi sayılabilecek, kibar ailelerin yazın yazlıkta sürdükleri yaşamı (hem de bütün dedikoduları, olayları, patırtılarıyla en küçük ayrıntısına kadar) inceleyen üç güldürü yazdı. bu güldürüler şunlardır: yazlık merakı, yazlık maceraları, yazlık dönüşü.
"italya'da ve özellikle venedik'te, bu yazlığa gitme merakı, maceraları ve bütün düşlünlüğüyle, bir güldürüde ele almaya değer gülünç olaylarla dolu bir konudur. belki bu tutkunluk derecesinde olan ve bir eğlenceden çok bir lüks sorununa dönüşen yazlık merakının ne kadar almış yürümüş olduğu konusunda fransa'da hiç kimsenin bilgisi yoktur. böyle olmakla birlikte ben paris'te yerleştiğimden beri, toprak sahibi olmadıkları halde, büyük harcamalara katlanarak, villalar dayayıp döşeyen ve bu yüzden kendilerini, tıpkı italya'da olduğu gibi, tümüyle yok eden kimseler gördüm. işte benim bu güldürüm, yurttaşlarımın deliliği konusunda bilgi verirken şunu da kanıtlayabilir ki, az bir paraya sahip oldukları halde kendilerini gerçek zenginlerle bir tutanlar, dünyanın neresinde olursa olsun yok olurlar." (anılar, ıı. kısım, xxvıı. bölüm.)
goldoni, güldürülerinde herhangi bir kişiden söz edildiği duygusunu uyandırmamak, kusurlarını venedikli kentdeşlerinin yüzüne vuruyor görünmemek için sahneye koyduğu olayların venedik'te değil, livorno'da ve montenero'da geçmesini yeğlemiştir.
bu üç güldürünün ilkinde bazı kimselerin yazlık harcamalarını karşılamak için yaptıkları delice özveriler anlatılmaktadır. yazlık merakı ilk kez 1761 yılında, karnavalda venedik'te sahneye konmuştur.
ikinci güldürüde, birkaç aylık tatil ve eğlence için büyük özverilere katlanıldıktan sonra, genellikle istenen sonuca varılmadığı ve yazlıktakilerin yaşamını zehir eden dolap çevirmeler, geçimsizlikler, dedikodular karşısında bu kimselerin kente dönmeyi istedikleri gösterilmektedir. ilk güldürüdeki kişilerden başka yeni kişilerin de bulunduğu yazlık maceraları ilk kez venedik'te, 1762 karnavalında sahnede oynanmıştır.
bu delice davranışların ahlaksal ve ekonomik sonuçları üçüncü güldürünün konusunu oluşturur. üç güldürünın en güzeli belki de bu sonuncusudur. ıı. perdede leonardo, bernardino ve fulgenzio arasında geçen sahne (vı. sahne) goldoni'nin kaleminden çıkan en güzel parçalardan biridir. bernardino dışında, bütün kişiler ikinci güldürüde gördüğümüz kişilerdir. yazlık dönüşü ilk kez 1763 karnavalında venedik'te sahneye konmuştur.

Ödevi indir - Benzer ödevler

ayrık zamanlı işaretler, fourıer, hızlı fourıer ve z-donusumlerı

1. ayrık zamanlı işaretler (discrete time signals)
1.1.sinyallerin sınıflandırılması
analog sinyaller , sayısal sinyaller
belirgin (deterministic), olasıl (stochastic) sinyaller
1.2. analog-sayısal geçişi, örnekleme teoremi

2. ayrık zamanlı lineer zamanla değişmeyen sistemler
2.1. impuls cevabı yöntemiyle sistem modelleme
2.2. konvolüsyon toplamı ve özellikleri
2.3. impuls cevabı ve kararlılık
2.4. fark denklemleriyle belirlenen sistemler
2.5. sonlu impuls cevaplı (finite impuls response, fır) ve ıır sistemler

3. z – dönüşümü
3.1.1. tanım, özellikler
3.1.2. ters z – dönüşümü
-kuvvet serileri yöntemi
-fark denklemleri çözümü
3.2. z – dönüşümü uygulamaları
3.2.1. transfer fonksiyonu kavramı
3.2.2. sayısal filtre çıkışının transfer fonksiyonu ile hesaplanması

4. ayrık fourier dönüşümü (discrete fourier transform, dft)
4.1. tanım, özellikler (lineerlik, simetri, periyodiklik)
4.2. fourier dönüşümü – afd ilişkisi
4.3. frekans spektrumu, band genişliği kavramları

5. hızlı fourier dönüşümü (fast fourier transform, fft)
5.1. dft’ nin matris formu
5.2. dft – fft karşılaştırılması
5.3. hızlı hesaplama yöntemleri

6. ayrık wavelet (dalgacık) dönüşümü (discrete wavelet transform, dwt)
6.1. tanım, özellikler
6.2. zaman – frekans analizi
6.3. frekans çözünürlüğü (frequency resolution)
6.4. dft – dwt ilişkisi

7. sayısal sistem (filtre) tasarımında genel ilkeler
7.1. karakteristiklerin belirlenmesi
7.2. analog – sayısal frekans spektrumu geçiş ilkeleri
7.3. ideal filtreler
7.3.1. alçak geçiren (low – pass), yüksek geçiren (high – pass), band geçiren (band – pass) filtreler

8. pencere tasarım teknikleri
8.1. fır filtre özellikleri
8.2. fourier serisi yöntemi
8.3. frekans örnekleme yöntemi

Ödevi indir - Benzer ödevler

mikrokontrolörler mikroişlemcilere göre daha yavaş ve bellek adresleme yetenekleri daha azdır.buna rağmen gerçek zamanlı uygulamaların çözümü için gerçeklendiklerinden hem kullanımları kolaydır hem de daha ucuzdur. mikrokontrolör yapı olarak çok fazla dış donanıma ihtiyaç duymazken mikroişlemci dış donanım eklenmeden kullanılamaz.(pia,asia...) kontrolörlerin kullanımının kolay olması endüstriyel uygulamalarda oldukça fazla kullanılmalarını sağlamaktadır.bu uygulamada, atmel mikrokontrolörü kullanılarak bir şifreli kapı kilidi gerçeklenmiştir. öncelikle kullanılan kontrolöre ilişkin donanım yapısı ve yazılım özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. uygulamada tuş takımı kullanılarak veri girilebilmekte ve mikrokontolör ile iletişim kurulabilmektedir. kurulmuş olan donanımın yönlendirilmesini sağlayan yazılımın gerçeklenmesine ilişkin aşamalar ve yazılıma ilişkin assembler kodu verilmiştir. mikrokontrolör ’ler (mcu) bir çeşit mib (cpu ) olarak görülebilirler. mcu’lar mib’ den daha yavaş ve daha az bellek adresleme yeteneğine sahiptirler, fakat gerçek zamanlı kontrol problemlerinin gerçeklenmesi için tasarlanmış olduklarından hem daha ucuz hem de kullanımları daha kolaydır. mib ile mcu arasındaki en önemli fark kullanımları için gerekli olan harici donanımlardır. mcu hemen hemen her zaman, bir kristal veya osilatör dışında hiçbir harici donanıma ihtiyaç duymaz. cpu ise harici parçalar kullanılmadan hiçbir iş yapamaz. örneğin paralel iletişim arbirimi,seri iletişim arabirimi,bellek gibi pekçok ek donanıma ihtiyaç duyar. bazı standart mib’ler sahip oldukları hız ve komut kümeleri ile mcu paketleri içerisinde bulunabilirler.bu şekilde cpu çok daha kullanışlı ve ek özelliklere sahip bir mcu olarak kullanılabilir.bir mikrokontrolörün dört temel özelliği vardır. bunlar; hız,boyut,bellek kapasitesi ve sunulan ek bazı imkanlardır.hızı belirleyen, kullanılan saat işaretinin frekansıdır ve genellikle her saniyedeki milyon çevrim olarak ölçülür(mega-hertz,mhz). farklı mcu’ lar için bu hız farklılık gösterir ve işlemcilerin kullanım hızlarının da farklı olmasına neden olur. complex ınstruction set computers (cısc)-karmaşık komut kümesine sahip bilgisayarlarda bir komutun işlenmesi için gerekli olan saat çevrimi her komut için farklılık gösterir. bazı komutlar bir saat çevriminde tamamlandıkları gibi bazı komutlar ise düzinelerle ifade edilebilecek saat çevrimlari sonunda tamamlanabilmektedir. bu nedenle cısc mimarisine sahip bilgisayarların ne kadar hızlı olduklarını söylemek pek kolay değildir. reduced ınstuction set computers (rısc) –rısc mimarisine sahip bilgisayarlar daha az ve daha basit işlemler gerçekleştirebilen komut kümesine sahiptir.genellikle bu komutlar bir veya birkaç saat çevriminde gerçeklenebilir. bir cısc komutunun gerçeklenebilmesi için çok sayıda rısc komutunun kullanılması gerekebilir.boyut, mcu’nun bir adımda işleyebileceği bit sayısı ile belirlenir. mcu lar 4,8,16,32 bitlik olarak imal edilirler,fakat günümüzde hala en fazla kullanılan ları 8 bitliktir. mikro kontrolörler

Ödevi indir - Benzer ödevler


« Önceki sayfa    -     Sonraki sayfa »


Sayfalar



zaman ile ilgili arama kombinasyonları