|
Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
| |
|
| |
| |
| |
| |
 54,1 Kb / 22 sayfa
dili bir iletişim aracı olarak kullanmayı öğretirken bu dört temel becerinin birlikte öğretilmesi gerekmektedir. özellikle orta dereceli okullarda temel yabancı dil bilgisi verilmesi söz konusu olduğundan bu becerilerin gelişmesine ağırlık verilmelidir. öğretilen konular belli bir sıraya göre olmalıdır. basitten zora doğru somut kavramdan soyut kavrama doğru öğretilmelidir. yabancı dil öğretiminde, önce basit cümle kalıplarından başlayarak bileşik ve karmaşık cümle kalıplarının öğretimine çalışmalıdır...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 10,6 Kb / 6 sayfa
rus ressamı. soyut sanatın kurucularından (soyutlama:bir şeyin herhangi bir özelliğine, düşünce yoluyla öteki özelliklerinden ayırmaya ve bu özelliklerinden bağımsız olarak ele almaya dayanan zihin işlevi).moskova’da doğmuştur.çocukluğunda bir sure italya’da kaldı. hukuk ve iktisat eğitimi gördü.1901’de phalanx grubu’nu sonra da yeni sanatçılar birliği’ni kurmuştur. birinci dünya savaşı başlayınca görsel sanatlar bölümü ve sanat kültürü enstitüsü’nde çalışmıştır. 1921’de rusya’dan ayrılıp almanya’ya yerleşmiştir.
ilk resimlerini doğa manzaraları oluşturur. bu eserleri yaratırken de fovizm dışavurumculuğun (expresyonizm) etkisi altında kalmıştır(fovizm... vassıly kandınsky (1866-1944)
Ödevi indir - Benzer ödevler
 48,0 Kb / 4 sayfa
orhan veli, melih cevdet anday, oktay rıfat horozcu’nun oluşturduğu bir topluluktur. onlara göre şiir, her yerde görülen basit şeyleri anlatmalıydı. alaycı ve nükteciydiler. aydınları bırakıp halka yöneldiler. şiirde, ölçü, kafiye, bent gibi durumlar yok sayılmıştır. serbest şiir egemen olmuştur. dil, sürekli bir özleşme ve arınma çabasındadır. roman ve hikayede serim, düğüm, sonuç bölümleri umursanmamıştır. şairaneliğe kaçmadan, mecazsız yazdılar. soyut temalar yerine ekmek derdi, günlük şeyler işlendi. “ konunun bayağısı yoktur, ancak işleyişte bayağılık vardır.” diye düşünürler.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 45,5 Kb / 5 sayfa
tarihte matematiksel düşünce ölçme, borç, vergi, astronomi hesapları gibi pratik problemlere çözüm tekniklerinin geliştirilmesiyle başladı. eski yunan’da başlayan felsefeyle etkileşimi, matematiği genelleme ve soyut-lamalara götürdü.öte yandan bu genelleme ve soyutlamalar matematiğin kullanım alanını genişletti. matematik’te genelleme ve soyutlamalara çok rastlanır .birbirinden farklı görünen çok sayıda probleme tek bir prob-lemin özel durumları olarak bakılabilir . örneğin üçgenlerin alanlarını tek tek hesaplamaya çalışmaktansa problemi genelleyip üçgenin alan formülünü türet-mek hem daha kolaydır,hem de böylece daha geniş bir uygulama alanı ortaya çıkar. günümüzde matematik kendi dinamiğinin yanı sıra başka bilimlerle arasındaki etkileşim nedeniyle de çok hızlı bir gelişme göstermektedir. bu gelişmenin sonucu matematik içinde çok sayıda dal ortaya çıkmıştır (analiz,aritmetik;cebir;geometri;istatistik;kümeler kuramı;olasılık kuramı; sayı-sal çözümleme;trigonometri). ilkel dinler incelendiğinde sayma gibi basit gö-rünen bir işlemin oluşmasında toplumlar ancak ilk birkaç sayıya isim koya-bilmişler,gerisini “çok “olarak nitelemişlerdir.matematiksel düşüncenin ilk adı-mı olan rakamlar ve sayma işlemi ancak ekonomisi düzenli,gelişmiş yerleşik toplumlarda yazı ile birlikte ortaya çıkmıştır.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 57,0 Kb / 7 sayfa
pir sultan abdal pîr sultan abdal'in yasami üzerine, yazili kaynaklarda pek bilgi yoktur. dogum ölüm yillari bile bilinmiyor. yasami üzerine bilgiler, genellikle, kendi siirlerinden, halk söylentilerinden, kusaktan kusaga anlatilagelen menkibelerden, bir de yakinlarinin ya da baska ozanlarin onu anlatan siirlerinden çikarilir.
gene de bu yollardan epeyce bilgi edinilmistir, çünkü pîr sultan, baglandigi tarikatin din anlayisini, dünya görüsünü yansitmakta ya da derinlestirmek için soyut siirler yazan bir sanatçi degildir, dogrudan dogruya basindan geçenleri, kavgasini, özlemlerini, katlandigi acilari, yasaminin türlü yönlerini yansitan somut siirler yazmistir.
siirlerden, halk söylentilerinden çikarilan bilgilere göre, pîr sultan sivas'in yildizeli ilçesinin çirçir bucagina bagli banaz köyünde dogmustur. yildizdagi eteklerinde, çirçir'a kirk sekiz kilometre uzaklikta, denizden bin yediyüz metre yüksekte, çogu tek katli kerpiç evleri,soguktankorunmak için... ... ....
Ödevi indir - Benzer ödevler
 80,0 Kb / 29 sayfa
(ders notu) ış hukuku, sosyal hukuk alanına giren bir hukuk dalıdır. sosyal hukuk nedir? sosyal hukuk, hukuksal ilişkide tarafların sosyal eşitsizliğini gidermek amacıyla zayıf olan tarafı koruyarak, sosyal ilişkide somut eşitliğin sağlanmasını hedefleyen hukuk sistemidir. somut olarak izah etmek gerekirse, bankaların kredi uygulamalarından hareketle kolaylıkla izah edebiliriz. klasik borçlar hukuku kural olarak, sözleşmenin taraflarının eşitliği (soyut adalet) ilkesine dayanmaktadır. yani hukuk önünde bütün taraflar eşit haklara sahiptir. hukuk düzeni taraflardan birini üstün tutmamıştır. bir bankadan kredi ...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 109,5 Kb / 72 sayfa
kelıme anlamı
1. gerçek anlam : kelimelerin ilk, asil, temel anlamidir. örnek : ayagim, düsünce kirildi. g.a 2. mecaz anlam : sözcüklerin gerçek anlamlarindan tamamen uzak- lasarak kazandiklari yeni anlamli keli-melere "mecaz" denir. örnek : bana ayak yapma! m.a 3. yan anlam (yakıstırma) "masanin ayagi kirildi." cümlesinde oldugu gibi, "ayak" sözcügü hem ger- çek anlamli, hem de mecaz anlamli de- gildir. çünkü gerçek anlamla bir iliskisi vardir. bu yüzden örnekteki "ayak" ke- limesi yan anlamlidir.
4. somut anlam : bes duyu orga-nimizin herhangi biriyle algilayabil- digimiz kelimelerdir. örnek : kalem
5. soyut anlam : bes duyu orga-nimizin herhangi biriyle algilayamadi-gimiz kelimelerdir. örnek : düsünce
Ödevi indir - Benzer ödevler
 71,0 Kb / 5 sayfa
2. meşrutiyet dönemi ıı. meşrutiyet dönemi
ikinci meşrutiyet'in politika buhranı yüzünden ilk günlerde fikir hayatı bir anarşi manzarası gösterir. basın hürriyeti uzun zaman açlığı duyulan çeşitli ve çatışkan bir çok fikirlerin birdenbire yayılmasına imkan vermiştir. herkes her şeyden ve her tarzda söz edebiliyor. bu yayınlar daha çok abdülhamit yönetimine duyulan öfkeyi anlatıyor.bu dönemde avrupacılığa, islamcılığa, türkçülüğe yönelik yayınlar yayınlanmaya başlamıştır. bunun yanında bireycilik, toplumculuk, sosyalizm-kapitalizm, hürriyetçilik - devletçilik, evrimcilik, devrimcilik, kollektivizm, anarşizm, komünizm ile ilgili yazılar da çıkmıştır.pozitivizmin doğuşu: pozitivizmin doğuşu servet-i fünun hareketi ile başlar. bu dönemin yetiştirdiği fikir adamları da; hüseyin cahit yalçın, ahmet şuayib, kadri, mehmet rauf ve bir dereceye kadar cenap şehabettin ve cavit'dir.hüseyin cahit yalçın(1874-1957): servet-i fünun'da edebi tenkitçi ve fikir yazarı olarak şöhretini yaptıktan sonra, hayatının birkaç döneminde siyasi ve fikri yeni hamleler yapmış olan tanınmış bir yazardır.ahmet mithat, muallim naci vb. gibi, yeni edebiyata hücum edenlere karşı sert ve devamlı bir savunucu oldu. 1901'de çıkan böyle bir tenkit yazısı yüzünden dergi kapatıldı ve zümre dağıldı. (servet-i fünun dergisi) uzun bir süre kalemini bırakmak zorunda kaldı. ikinci meşrutiyet'te yeniden yazmaya başladı. dil kurultayında dil devrimini anlatan beş hatibe karşı dilin sert değişmeyle değil evrimle gelişeceği tezini savundu ve ondan sonra fikir hareketleri adlı dergiyi çıkardı. demokrasi ve hürriyet fikirlerini yaymaya çalışıp ikinci dünya savaşı’ndan önce tanin'i üçüncü defa çıkarıldı. totaliter rejim ve hititlerdin politikasına karşı yazılar yazdı. inönü’nün demokratik sistemi getirme kararından sonra halk partisiyle birleşti ve 1950'den 1955 yılına kadar ulus gazetesinde bu görüşü demokrat partinin baskıcı rejimine karşı savundu. yazılarından dolayı mahkum oldu, bir yıl hapis yattı ve bir yıl sonra 83 yaşında öldü. asıl şöhretini servet-i fünun'daki yazıları ile yapmıştır. üzerinde durduğu konular, sanatın taklit olmadığı, güzellik, sembolizmdir. aynı zamanda avrupalılaşmayı iyileri almak olarak nitelendirmiştir. sanatta daha üzerinde ya dahi olmak gerektiğini söylemiştir. ideal soyut değil, gerçeğin münasebetidir diyerek düşünmüştür.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 452,0 Kb / 72 sayfa
sosyal hukuk dalı olarak iş hukuku iş hukuku, sosyal hukuk alanına giren bir hukuk dalıdır. sosyal hukuk nedir? sosyal hukuk, hukuksal ilişkide tarafların sosyal eşitsizliğini gidermek amacıyla zayıf olan tarafı koruyarak, sosyal ilişkide somut eşitliğin sağlanmasını hedefleyen hukuk sistemidir. somut olarak izah etmek gerekirse, bankaların kredi uygulamalarından hareketle kolaylıkla izah edebiliriz. klasik borçlar hukuku kural olarak, sözleşmenin taraflarının eşitliği (soyut adalet) ilkesine dayanmaktadır. yani hukuk önünde bütün taraflar eşit haklara sahiptir. hukuk düzeni taraflardan birini üstün tutmamıştır. bir bankadan kredi alan bir tüketici, banka tüzel kişiliği ile sözleşme kuran eşit hakka sahip bir taraf olarak sözleşme yapmaktadır. oysa bu ilişkide, tüketici ile banka tüzel kişiliği arasında sosyal bakımdan eşitsizlikler söz konusudur. her şeyden önce banka, yüzlerce hukukçu kadrosu, yılların tecrübe birikimi ile hazırladığı birkaç sayfa kredi sözleşmesi hükümlerini tüketicinin birkaç dakika içerisinde anlamasını ve sözleşmeyi kabul etmek mümkün değildir. kaldı ki, bu sözleşme hükümleri tüketicilerin okuyamayacağı küçüklükte yazılmaktadır. tüketicinin buna rağmen sözleşmeyi okuduğunu kabul etsek dahi, hazırlanan metin üzerinde görüşme yapmak, değişiklik önermek söz konusu değildir. diğer yandan sık sık bankaların kendi sorumluluklarını kurtaran, tüketiciye riski yükleyen hükümleri de düzenlediği görülmektedir. işte bu sosyal eşitsizliğe ve dolayısıyla haksızlığa klasik borçlar hukukunun ilkelerinin bir çözüm getirilemediği görülmektedir. bu olumsuz durumdan borçlar hukuku kurallarının sosyalleştirilerek...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 63,0 Kb / 7 sayfa
doğayı ve toplumu düşünmenin ve yorumlamanın bir yöntemi olan diyalektik, her şeyin sürekli olarak bir değişim ve akış halinde olduğu aksiyomundan hareket ederek, evrene bakmanın bir yolunu oluşturur. ama bundan ibaret değildir. diyalektik, değişim ve hareketin çelişki barındırdığını ve ancak çelişki yoluyla gerçekleşebileceğini açıklar. böylece, söz konusu olan, pürüzsüz, kopuşsuz bir ilerleme çizgisi yerine, yavaş, birikimli değişimlerin (nicel değişim) yüksek bir ivme kazandığı, niceliğin niteliğe dönüştüğü, ani ve patlamalı dönemler tarafından kesintiye uğratılan bir çizgidir. diyalektik, çelişkinin mantığıdır. diyalektiğin yasaları hegel tarafından ayrıntılı biçimde geliştirilmiştir, ama onun yapıtlarında bu yasalar mistik ve idealist bir biçime bürünürler. diyalektiğe ilk kez bilimsel, yani materyalist bir temel sağlayan marx ve engels olmuştur. şöyle diyordu troçki: hegel, darwin ve marx’tan önce yazdı. fransız devriminin düşünceye kazandırdığı güçlü itilim sayesinde, hegel, bilimin genel hareketini öngördü. ancak bu dahice olmakla birlikte sadece bir öngörü olduğu için, hegel’den gelen idealist bir karakter kazandı. hegel nihai gerçeklik olarak ideolojik gölgelerle uğraştı. marx bu ideolojik gölgelerin hareketinin, maddi cisimlerin hareketinden başka hiçbir şeyi yansıtmadığını kanıtladı. [1] hegel’in yapıtlarında diyalektiğin tarih ve doğadan çıkarılmış yasasının birçok örneği mevcuttur. ama hegel’in idealizmi zorunlu olarak kendi diyalektiğine yüksek derecede soyut ve keyfi bir karakter veriyordu. diyalektiği “mutlak ideanın” hizmetine sokmak için hegel, marx’ın kapital’inde uyguladığı, verili bir olgunun yasalarını araştırma konusunun titiz biçimde nesnel bir incelemesinden türetmemizi isteyen diyalektik yöntemle bariz bir çelişki içinde, doğaya ve topluma bir şema dayatmak zorunda kaldı. bu bakımdan, marx’ın yöntemi, hegel’in tarih ve doğaya keyfi biçimde yamanan idealist diyalektiğinin salt basmakalıp bir tekrarı olmasının çok ötesinde, onun tam karşıtıydı. bizzat açıkladığı gibi:
Ödevi indir - Benzer ödevler
soyut ile ilgili arama kombinasyonları
| |
|
| |
Bu site iyibiri tarafından yapılmıştır.
|
| | |