|
|
| |
| |
| |
| |
namazýn bizlere ile ilgili ödevler
 8,2 Kb / 3 sayfa
kuyucaklı yusuf romanında anlatılan olaylar kesin bir zaman diliminde geçmemekle beraber, birinci dünya savaşı sıralarında anlatılmaktadır. ben, şahsen romanda kuyucaklı yusuf olmak isterdim. çünkü yaşadığı çevrede yaşına göre imkansızları başarıyor ve yaşadığı çevrede mert bir hayat tarzı yaşamaktadır. kuyucaklı yusuf romanını beğendim. çünkü tam bir aile yaşamını, toplum hayatını ve bu ortamlardaki kişinin verdiği mücadeleyi anlatmakta ve bizlere birçok dersler vermektedir.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 109,0 Kb / 17 sayfa
çevre ekonomisine teorik bir yaklaşım: sürdürülebilirlik kavramının üretim fonksiyonuna dahil edilebilirliği
çevre, canlıların yaşamlarını sürdürdükleri biyolojik ve fiziksel ortam olarak tanımlanmaktadır. bu ortamın bozulması tüm canlıların hayatlarının tehlikeye düşmesi manasına gelmektedir. fakat ne yazık ki, çevre insanlar tarafından tanımlandığı ölçüdeki önemi görememektedir. çevre sorunlarının, en başta savaşmamız gereken sorunları teşkil etmesi gerekirken, en son mücadele ettiğimiz konular arasına düşmesi oldukça üzücü ve tehlikelidir.
çevre sorunları ile ilgili yapılan çalışmalar yakın tarihimize dayanmaktadır. özellikle son 20-30 yıl içinde bu konu hakkında bir çok araştırma yapılmış ve çeşitli sonuçlar ve gözlemler elde edilmiştir. sürdürülebilir kalkınma kavramı da, ilk olarak 1987 yıllında “brundtland raporu” ile kelime dağarcığımıza girmiş ve epey önemli bir yer işgal etmeye başlamıştır. sürdürülebilir kalkınma, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılamaları tehlikeye düşürülmeden, bugün ki ihtiyaçlarımızın karşılanması manasına gelmektedir. aslında bu tanım altında çok önemli mesajlar yatmaktadır. fakat ilk vurgulanmak istemen mesaj, üzerinde yaşadığımız dünyanın sadece bizlere değil, bizden sonra gelecek nesillere de ait olduğu ve en az bizim kadar onlarında bu dünyanın kaynaklarından yararlanmaya hakları olduğudur.
biz bu araştırmada, sürdürülebilir kalkınma konusuna gelene kadar ekonomi ve çevre arasındaki ilişkileri açıklayıp bir temel oluşturacağız ve sonra sürdürülebilir kalkınmayı derinlemesine inceleyeceğiz. bu bağlamda birinci bölümde; ekonomik büyüme, enerji ve çevre ilişkisi, ikinci bölümde; ekonomik büyüme ve kalkınma, üçüncü bölümde; klasik kalkınma analizi, dördüncü bölümde; modern kalkınma analizi ve sürdürülebilir kalkınma, beşinci bölümde; makro kalkınma ve üretim analizi ve son olarak altıncı bölümde; sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmak için yapmamız gerekenler üstünde durmaya çalışacağız.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 49,5 Kb / 7 sayfa
gerek ahmet altan, gerekse oya bardar, tarhimize damgasını vurmuş olayları anlatmakta gerçekten başarılılar. özellikle seçilen karakterler, onların iç dünyaları, çevrelerindeki olaylara etkileri, ve çevrelerinden etkilenmeleri, farklı bakış açılarıyla oldukça ilgi çekici bir şekilde verilmiş. ‘sıcak külleri kaldı’da, ülkü, oya bardar’ın kendisiyle çok ortak yönü olan bir karakter. okudukları lisenin fransız lisesi olması, ikisinin de kesin fikirli, ve fikirlerini kabul ettirmek için birçok şeyi göze almaları, türkiye’yi terk ve sürgünleri, ve benzeri birçok olay. oya bardar, sanki kendi yaşadığı zorlukların hıncını almak istercesine, biraz abartarak, biraz da aşk öğesiyle bizlere, özellikle bu kuşağın fazla farkında olmadığı, 80’lerdeki çalkantıların bütün boyutlarını göstermek istemiş. hikayesinde, bir nevi sondan başlayıp, sürekli karakterin hatırlamalarıyla geçmişe dönmesi, bölünmelere sebep olmuş. özellikle verdiği gereksiz ayrıntılar, okuyucunun zaten takip etmekte zorlanabileceği olayları daha çekilmez hale getiriyor. her ne kadar bir sürükleyiciliği bulunsa da, roman, arka kapağında dendiği gibi ‘belgesel ilginçliği’ ni kaybetmeye yatkınlaşıyor, cümleler uzamaya, konu bölünmeye devam ettikçe. objektif bir anlatım dan söz etmek biraz zor, oya bardar’ın, sol-sağ, çatışmasında, ne düşündüğü oldukça belli. baş karakterlerden arın murat’ın hikayenin sonlarında, devletin mükemmel bir kurum olabileceği yolundaki düşüncelerinin değişmesi, her ne kadar karakteri, çok yönlü düşünür gösterse de, oya bardar’ın bu özellikten yoksun olabileceği yolunda sinyaller veriyor. romanın, ‘siyaysal roman’ kategorisine konması çok yerinde olmuş. oya bardar, karakterlerin siyasi görüşlerini açıklamada yalınlığa özen göstermiş faka t hiçbir ayrıntıdan yoksun bırakmamış. kendi kategorisinde oldukça başarılı sayılabilecek olan ‘sıcak külleri kaldı’, ne yazık ki, okuduktan sonra ‘bu roman bana ne kattı?’ sorusunu yanıtsız bırakıyor. ülkü’nün murat’a olan aşkı, bu aşkı kaybetmesi, daha sonra bu aşkın meyvesini, oğlunu kaybetmesi, yurdunu terketmek zorunda kalması, ve daha birçok farklı etkiler bırakabilecek olay birarada verilmiş. roman, siyasal roman ama aynı zamanda aşk hikayesi de oldukça baskın, buna ek olarak, bir trajediyle karşılaşıyoruz ki, aşıklar en sonunda buluşmuşken, arın murat ölüyor. sonuç olarak acı ama gerçek, ‘sıcak külleri kaldı’, okuyucuya, 80’lerdeki çalkantı hakkında birkaç bilgi, ve insanların yaşadıkları zorluklar – ki bu bilgiler günlük hayatta daha arka planda olan şeyler – dışında hiçbirşey katmıyor. ‘isyan günlerinde aşk’ da ise ahmet altan, oya bardar’dan daha başarılı bir performans sergiliyor. adından ve ahmet altan’ın yazarlığından da anlayabileceğimiz gibi, romanda insan ilişkileri ön planda... ... ....
Ödevi indir - Benzer ödevler
namazýn bizlere ile ilgili arama kombinasyonları
| |
|
| |