Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
ÜYE GİRİŞİ
e-mail adresiniz:
şifreniz:
hukuk ile ilgili ödevler
 127,5 Kb / 9 sayfa

yunan düşüncesinde tabii hukuk, görünüşünde kaos ve çatışma bulunan fakat düzen isteğini de taşıyan ilkelere bağlamak amacına yönelmiştir.yunan düşüncesi bu nedenle tabiat adil olanla geleneğe ve yazılı hukuka göre adil olan arasında birer ayrım yapmaya çalışmıştır.

roma felsefesinde, stocalığın etkisiyle insan tabiatının gereği olan evrensel nitelik taşıyan değişmez kapsamlı bir tabii hukuk görüşüne üstünlük tanınmıştır.tabii hukukun roma’daki etkisi eski yunan hukukundaki tesirine oranla çok daha büyük olmuştur. roma hukukçuları eski hukuk kurumları ile roma medeniyetinin değişen koşulları arasındaki boşluğu kapamakta ve küçük bir tarımsal topluluğun hukukunu, büyük ülkeleri ve değişik ulusları içinde alan bir imparatorluğun ihtiyaçlarına uygun hale getirmekte başarı göstermiştir.

özellikle thomas aquinas, kilise otoritesinin üstünlüğü doktrini yanında aklın gücüne ve önemine dikkati çekmiştir.roma kilisesi aklın ve tabii hukukun kendi otoritesini desteklediğini kabul etmektedir.

toplumsal gelişme sürecinin gerisinde kalmadıkları taktirde tabii hukuk ilkeleri çoğu kez status quo yu desteklemek için kullanılmışlardır ancak açıkça ters düştüğü zaman tabii hukuk mevcut kurumları değiştirmek veya devirmek için bir araç fonksiyonunu yerine getirmiştir.reform hareketi sırasında tabii hukuk roma kilisesi otoritesinin zayıflatılması için protestan teologlarınca savunulmuş ve değerlendirilmiştir.


  • tabii hukuk –pozitif hukuk ayrımı
  • ilk çağda tabii hukuk
  • orta çağda tabi hukuk
  • yeni çağda tabii hukuk
  • osmanlı ve cumhuriyet dönemi
  • Ödevi indir - Benzer ödevler
     50,0 Kb / 8 sayfa

    belirli bir toplumda kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve devletin yaptırım gücüyle uyulması zorunlu kılınan davranış kurallarının oluşturduğu düzen. yazılı olsun olmasın, hukuk kurallarını öteki toplumsal kurallardan ayıran en önemli özellik devletin yaptırım gücüyle desteklenmiş olmasıdır. bununla birlikte iç hukuk düzeninin de uyulması kişilerin isteğine bırakılmış tamamlayıcı hukuk kuralları gibi, uluslar arası ilişkileri düzenleyen kuralları da devletin devletlerin yaptırım gücünden yoksundur.
    hukuk, toplumsal ilişkilere bağlı olarak sürekli değişen bir kurumdur. devletin giderek artan bir biçimde toplumsal yaşama müdahale etmesi ve bunu hukuk kuralları koyarak gerçekleştirmesi, kişilerin hukuka bağımlılığını artırmanın yanı sıra yazılı hukuk kurallarının karmaşıklaşması sonucunu doğurmuştur. bu nedenle hukuk ve hukukçuluk aynı zamanda bir uzmanlık alanı ve meslek niteliğini de kazanmıştır.
    evrensel nitelikleri nedeniyle uygar toplumların hepsinde geçerli olan ortak hukuk kurallarının dışında her toplumun yaşam biçimi, dünya görüşü, gelenek ve göreneklerine bağlı olarak farklılık gösteren hukuk kuralları da vardır. hukuk özü bakımından bir üst yapı kurumu olduğundan, toplumların temel ve yapısal özelliklerine göre biçimlenmesi kaçınılmazdır. bu bağlamda ekonomik yapının, hukuk düzeni üzerindeki etkisi büyük önem taşır. bu nedenle kar amacına yönelik özel girişimciliğe dayalı kapitalist sistemlerde geçerli hukuk kurallarıyla, ekonomik etkinlikleri büyük ölçüde devletleştirmiş olan kolektivist sistemlerde geçerli hukuk kuralları arasında önemli farklar bulunur. bununla birlikte bazı kapitalist sistemlerde, devletleştirme ve planlı kalkınma gibi kolektivist ekonomi düzenine özgü öğeler yer alabilir; kolektivist sistemlerde de özel mülkiyet ve rekabet gibi kapitalist ekon...

    Ödevi indir - Benzer ödevler

    hukukta idare-i maslahat ve hurafelere dayanmak milletleri uyandırmaktan men eden en ağır bir kabustur. türk milleti üzerinde kabus bulundurmaz."
    atatürk bu sözleriyle sadece osmanlı hukuk sistemi'ne olan inançsızlığını ifade etmekle kalmamış, aynı zamanda modern türk hukukunun temel öğesinin ne olması gerektiğini de belirtmiştir. işte bu temel öğe dogmacılığın etkisiz kılınması ile birlikte modern batı hukuk sistemi'nin benimsenmesidir.
    bu incelemede, birinci bölümde atatürk hukuk devriminin türk aydınlanma devrimi içindeki yerini saptamaya, hukuk devrimi öncesi ve sonrası hukuk sistemlerimiz arasındaki farklılaşmayı ortaya koyarak, devrimin oluşum sürecini ve temel öğelerini açıklamaya, dünya tarihindeki diğer önemli hukuk devrimleriyle türk hukuk devrimini karşılaştırmaya ve sonuçta atatürk'ün hukuk devrimi ile ülkesine neler kazandırmış olduğunu araştırmaya ve açıklamaya çalışacağım. ikinci bölümde ise atatürk'ün kadına verdiği önem ve türk kadınının haklarına kavuşması incelenecektir.
    atatürk eski hukuk sisteminin osmanlı devleti'ni gerileten en önemli öğe olduğunu düşünüyor ve toplumdaki genel anlayışın yeniden biçimlenerek hızlı bir gelişmeye yol açabilmesi için hukuk alanında mutlak bir değişikliği gerekli görüyordu. üstelik bu değişiklik öyle büyük çapta olmalıydı ki büyük ölçüde sonuçsuz kalan gülhane hatt-ı hümayünu'ndan itibaren hukuk alanında süregelen, batı modeline uygun, sonuçsuz ve etkisiz girişimlerden ayrılabilmeliydi. gerçekten de toplumun yeni bir düzene kavuşabilmesi için, tebeasına ümmet değil yurttaş gözüyle bakan, milliyetçilik esasına dayalı yeni bir devletin kurulması ve devlet yönetimine laiklik ilkesinin yerleştirilmesi bu değişiklikleri devrim olarak nitelendirebilmemizi sağlamaktadır.

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     145,0 Kb / 19 sayfa

    ıgiriş
    1uluslararası hukuk
    2uluslararası hukuk kuralları arasında hiyerarşi
    3uluslararası hukuk ve iç hukuk
    a)ikici (dualiste) görüş
    b)tekçi (moniste) görüş

    birinci bölüm

    ııuluslararası hukuk ve türk hukuku
    1anayasa hükümleri
    2aihs(avrupa insan hakları sözleşmesi)
    3anayasa ve aihs ilişkisi
    4aihs' nin ülkeler açısından yorumu
    a)yasalar üstünde değer taşıdığı ülkeler
    b)olağan yasalara eşdeğer taşıdığı ülkeler
    5aihs' nin türk hukukundaki yeri

    ikinci bölüm

    ıııaihm(avrupa insan hakları mahkemesi)
    1aihm' nin niteliği
    2aihm' nin kararlarının niteliği
    3mahkemenin sözleşmeyi yorumu
    4mahkeme kararlarının türk hukukunun gelişimine katkısı


    ıvsonuç


    vek
    uluslararası sözleşmelerin iç hukuktaki yeri ile ilgili adalet bakanlığının görüşü....................18

    uluslararası hukuk

    uluslararası hukuk denilen hukuk dalının geleneksel konusu devletler arasındaki ilişkileri düzenlemektir. bu nedenle, bu hukuk dalına “devletler hukuku” ya da “devletler umumi hukuku” denir. tam anlamıyla devlet niteliğinde olmayan, ama devlete benzer statüde bazı varlıklar da görülebilmektedir. geleneksel anlayışa göre, devletlerin ve devlete benzeyen varlıkların birbirleriyle ilişkilerinde hangi kurallara uyulması gerektiğini, hakların ve yükümlülüklerin neler olduğunu saptayan hukuk dalı uluslararası hukuktur. uluslararası hukuk, devletlere, uluslararası örgütlere, devlet niteliği kazanmamış örgütlenmiş toplumlara ve uluslar arası toplumun bütününün genel çıkarlarını ya da paylaştığı değerleri ilgilendiren bireylere ilişkin durumlarda doğrudan bireylere yönelik kuralları kapsamaktadır. dünyanın gelişen ilişkilerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere devletlerin kurduğu fakat devletlerden ayrı bir kişiliğe sahip olan milletlerarası teşkilatlar da gittikçe artan oranda milletlerarası toplumda yer almakta ve onu çeşitlendirip zenginleştirmektedir.


    aihs(avrupa insan hakları sözleşmesi)

    uluslararası sözleşmeler; imzacı devletlerin tek taraflı taahhütlerini içeriyorken, avrupa insan hakları sözleşmesi taahhütlere bağlılığı denetleme sistemi kurmasıyla, sözleşmelere ciddi bir yenilik getirmiştir.

    türkiye 1954 yılında imzalayıp onayladığı aihs' nin, 1987 yılında komisyonun ve 1989 yılında divan’ın yargılama yetkisini tanımasıyla denetleme sistemine dahil olmuştur.

    avrupa’nın birleşmesi yolundaki düşünceler üzerine bir araya gelen devletler, daha yakın birliğe kavuşturacak örgüt kurma amacıyla avrupa konseyi statüsünü 1949 yılında imzalamışlardır. aynı yıl içinde sözleşme hazırlanmasını kararlaştırmışlar ve türkiye dahil on iki üye ülke, aihs'ni imzalamışlardır.

    sözleşme 1953 yılında yürürlüğe girmiş, tbmm'si 1954 yılında 6366 sayılı kanunla sözleşmeyi onaylamıştır.

    sözleşmenin girişinde; konseyin amacının üyeler arasında daha sıkı birlik kurmak olduğu, bu amaca ulaşmak içinde insan hakları evrensel bildirisindeki hakların her yerde etkin olarak uygulanması, insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi bunun içinde hakların güvenceye kavuşturulmak istenildiği açıklanmıştır» sözleşmenin 1.maddesi, hakların üye devletlerin sınırları içindeki herkese tanınacağına amirdir.

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     50,5 Kb / 8 sayfa

    belirli bir toplumda kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve devletin yaptırım gücüyle uyulması zorunlu kılınan davranış kurallarının oluşturduğu düzen. yazılı olsun olmasın, hukuk kurallarını öteki toplumsal kurallardan ayıran en önemli özellik devletin yaptırım gücüyle desteklenmiş olmasıdır. bununla birlikte iç hukuk düzeninin de uyulması kişilerin isteğine bırakılmış tamamlayıcı hukuk kuralları gibi, uluslar arası ilişkileri düzenleyen kuralları da devletin devletlerin yaptırım gücünden yoksundur.
    hukuk, toplumsal ilişkilere bağlı olarak sürekli değişen bir kurumdur. devletin giderek artan bir biçimde toplumsal yaşama müdahale etmesi ve bunu hukuk kuralları koyarak gerçekleştirmesi, kişilerin hukuka bağımlılığını artırmanın yanı sıra yazılı hukuk kurallarının karmaşıklaşması sonucunu doğurmuştur. bu nedenle hukuk ve hukukçuluk aynı zamanda bir uzmanlık alanı ve meslek niteliğini de kazanmıştır.

  • hukuk devleti
  • ilerici harekette hukukun yeri ve üstünlüğü
  • Ödevi indir - Benzer ödevler
     11,9 Kb / 8 sayfa
     27,4 Kb / 21 sayfa
     22,0 Kb / 10 sayfa
     6,8 Kb / 4 sayfa
     10,1 Kb / 8 sayfa


    « Önceki sayfa    -     Sonraki sayfa »


    Sayfalar



    hukuk ile ilgili arama kombinasyonları
    Düğün organizasyon