Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
ÜYE GİRİŞİ
e-mail adresiniz:
şifreniz:
fiziksel ile ilgili ödevler

modern türbin kanatlarını hızlanmış sıcak çürüme atağından korumak için, bunlara çürümeye dirençli kaplama sağlanır. bu kaplamalar, baskın olarak paket sementasyon, plazma püskürtme veya fiziksel buhar biriktirme prosedürü ile uygulanır. ticari olarak sunulan kaplama varyantlarının sayısı oldukça akıl karıştırıcıdır, hangi işlemin hangi malzeme ile kullanılması gerektiği konusunda özel tavsiyeler vermek pratik olmayacaktır. genelde, imalatçı her bir spesifik kanat sırasına en uygun kaplamayı belirlemek konusunda en iyi pozisyondadır. farklı çalıştırma koşulları sebebiyle, kanatlar maruz kaldığından, imalatçı her zaman kanat kaplamasının ilgili taban malzemesine uygunluğunu, çalıştırma sıcaklıkları, yakıt tipi, hem tip ı hem de tip ıı çürümeye uygunluk, kaplamanın tekrarlanabilirliği olduğu kadar maliyet fonksiyonunu da hesap ederek tercihte bulunmalıdır. bu kararlar büyük sayıda ünite üzerinde uzun süreli çalıştırma deneyimine ve farklı kaplanmış kanatlarla yapılan özel mukayeseli araştırmalara dayalıdır. şekil 15, bu tip bir programın bir kısmını göstermektedir. on farklı kaplama sistemi bir model v93 gaz türbininin birinci aşama kanatları üzerinde test edilmiştir

  • türbin kanadı malzemelerinin değerlendirilmesi
  • Ödevi indir - Benzer ödevler
     6,0 Kb / 4 sayfa

    elementlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki benzerliklerin araştırılması fizik ve kimyacıları ilgilendirmiştir. gerçi benzer özelliklerdeki elementlerin sıralanabilmesi için bilinen elementlerin özelliklerinin öncelikle ortaya konulması gerekir. altın, gümüş, kalay, bakır, kurşun ve civa gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu. bir elementin ilk bilimsel olarak bulunması 1649 yılında henning brand’ın fosforu bulmasıyla başlar. bundan sonraki 200 yıl boyunca elementler ve onları bileşikleri hakkında kimyacılar tarafından pekçok bilgi elde edildi. bununla beraber 1869 yılına kadar toplam 63 element bulunabilmişti. bilinen elementlerin sayısı arttıkça, bilim adamları elementlerin özelliklerinin belli kalıplara oturduğunu anlamaya başladılar...

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     17,1 Kb / 8 sayfa

    fiziksel ve sosyal bir olgunun kesin olarak belirlenmesi olanaksız da olsa, bu tür olgular yeterince gözlendiklerinde belirli bir düzenleri oldukları saptanabilir. bu düzenin matematiksel ifadesini elde etmek, olguların gerçekleşmesine ilişkin yargılarımızı, önermelerimizi sayılaştırmak olasılık teorisinin sunduğu araçlarla olanaklıdır. basitçe ifade edersek olasılık, rastlantısal bir olguya ilişkin bir önermenin kesine yada olanaksıza ne kadar yakın olduğunu gösteren bir sayıdır.

    ‘’0’’ olanaksızı ‘’1’’ ise kesini simgeler. olasılık, objektif yöntemlerle ve/veya sübjektif süreçte hesaplanabilir. bu büyük ölçüde ilgilenilen olayın niteliğine ve dolayısıyla baş vuracağımız olasılık tanımına bağlı olacaktır. olasılığın 3 temel tanımını görmeden önce, bu tanımlarda ortak kullanılan temel kavramları ele alalım.

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     143,2 Kb / 7 sayfa

    sitemizde bu konuya yer ayırmamış olsak, büyük bir katliama biz de gözyummuş olacaktık. katliam diyerek fazla abartmıyoruz aslında. çünkü üniversitedeki profesörlerden, okullardaki öğretmenlere hatta televizyonda haber bültenlerini sunan insanlara kadar, çok fazla cehalet gösterisiyle karşı karşıyız. gerek üniversite, gerek ilköğretim kitaplarında birim sistemlerini doğru şekilde (yeralıyorsa tabi!) görmek mucize neredeyse.
    yapılan yanlışlar
    uzunluğun bir fiziksel büyüklük, biriminin metre, birim simgesinin (sembolünün) “m” olduğu, yani bu üç kavramın farklı şeyler olduğunu belirttikten sonra yapılan yanlışlıklara değinelin biraz. zaman büyüklüğünün birimi olan saniyenin simgesi “sn” değil, “s” olduğu nasıl gözardı edilebilir? kilogramının ...
    metrik sistem, c.g.s birim sistemi, m.k.s ölçü birim sistemi, sı uluslararası birim sistemi,

    Ödevi indir - Benzer ödevler

    birbirine göre sabit hizda (ivmesiz)
    hareket eden sistemlerdeki olaylari açiklar. bu sistemlerdeki iki olayin
    birbirine göre durumlarini inceler.
    ıki koordinat sistemi düsünelim:
    birincisi hareketsiz bir koordinat sistemi olsun ki buna
    galile koordinat sistemi adi verilir.
    ıkincisi sabit hizla hareket eden bir koordinat sistemi olsun buna da
    loretz koordinat sistemi adi verilir.
    galile koordinat sisteminde newton yasalari geçerlidir. lorentz koordinat
    sisteminde de ayni yasalar geçerlidir ama galile koordinat sisteminde
    bulunan bir gözlemci için, loretz koordinat sistemindeki bir fiziksel olay
    ayni yasalarla açiklanamaz. bu iki koordinat sistemi rölatif olarak birbirine
    göre hareketli oldugu için burada ki gözlemciler farkli fizik yasalari
    kullanmak durumundadirlar. bu iki koordinat sistemindeki dönüsümler
    lorentz tarafindan ortaya konulmustur.
    hendrik antoon lorentz (1853-1928) hollandali bir fizikçidir.
    özel relativiteye göre zaman, hareket, kütle, uzunluk rölatiftir.

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     67,5 Kb / 5 sayfa

    beslenmenin amacı: bireyin yaşı, cinsiyeti ve içinde bulunduğu fizyolojik ortama göre gerekli olan besin öğelerinin yeterince alınmasıdır. bu durum, yeterli ve dengeli beslenme olarak açıklana bilir .
    yeterli beslenme: organizmanın yaşamını sürdüre bilmesi için gereken enerjinin beslenme ile karşılanması gerekmektedir.
    dengeli beslenme: enerjinin yanı sıra, vücudun gereksinim duyduğu diğer tüm besin öğelerinin de gerektiği kadar alınmasıdır.
    yetersiz beslenme: canlının fizyolojik gereksinimlerini karşılamakta uzak olan beslenme türüdür. yetersiz beslenme durumunda, fiziksel gelişme yanında beyin gelişimi dolayısıyla, zeka da etkilenir. en çok büyüme çağındaki çocuklarda, gebe ve emziklilerde, ağır işlerde çalışanlarda sorun belirgin olarak gözlenebilir.
    yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklar arasında,normal ve dengeli beslenenlere göre zeka geriliği oranının yüksek olduğu belirtilmiştir.

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     14,5 Kb / 3 sayfa

    19. yüzyıl başlarında kimyasal çözümleme yöntemlerinde hızlı gelişmeler elementlerin ve bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ilişkin çok geniş bir bilgi birikimine neden oldu. bunun sonucunda bilim adamları elementler için çeşitli sınıflandırma sistemleri bulmaya çalıştılar. rus kimyacı dimitriy ivanoviç mendeleyev 1860'larda elementlerin özellikleri arasındaki ilişkileri ayrıntılı olarak araştırmaya başladı ; 1869'da, elementlerin artan atom ağırlıklarına göre dizildiklerinde özelliklerinin de periyodik olarak değiştiğini ifade eden periyodik yasayı geliştirdi ve gözlemlediği bağlantıları sergilemek için bir periyodik tablo hazırladı. alman kimyacı lothar meyer de, mendeleyev'den bağımsız olarak hemen hemen aynı zamanda benzer bir sınıflandırma yöntemi geliştirdi.

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     33,0 Kb / 3 sayfa

    çocuk haklarının ihlali ya da çocuğun istismarından söz edildiğinde genellikle çalıştırılan, dövülen, cinsel tacize uğrayan veya savaşa gönderilen çocuklar akla gelir. eğer çocukta fiziksel hasar, büyüme yetersizliği, gelişimsel gecikme ya da davranış bozukluğuna dair işaretler varsa bunlar istismar için bir delil olarak kabul edilir. genellikle istismar, çocuklar üzerindeki etkisi kalıcı ya da uzun süreli olduğunda daha kolay anlaşılmakta ve tepki görmektedir. görsel ve yazılı basına yansıyan da genellikle bu türden ihmal ve istismar vakalarıdır. elbette bu türden çocuk istismarı vakalarının bilinmesi, önlenmesi ve halkın bu açıdan eğitilmesi önemlidir. ancak bazen çocuklar üzerindeki etkisi açısından yukarıda sözü edilen türden istismarlar kadar açık olmayan fakat yaygın biçimde çocukların kötüye kullanıldığı ya da çocuklardan yarar sağlanan durumlar da vardır. ne yazık ki, bunlar farklı bir biçimde ortaya konduğu için dikkati çekmemekte ya da kolayca gözden kaçmaktadır. bu yazıda bunlardan birine, televizyonda çocuk istismarına dikkat çekilmek istenmektedir.

    Ödevi indir - Benzer ödevler
     336,5 Kb / 15 sayfa

    akışkan dediğimiz maddeler, üzerinde kayma gerilmesi meydana getiren sonsuz sonsuz küçük bir kuvvetin etkisi altında derhal şekil değiştirip akan maddeler olarak tanımlanabilir.
    kendilerine ait şekilleri olmayıp, bulundukları kabın şeklini alırlar. şekil değiştirmeye daha doğrusu akmaya karşı gösterdikleri direnç, şekil değiştirme miktarı ile değil, şekil değiştirme hızı ile artar. akışkanlar sıvı ve gaz biçiminde ayrı, ayrı incelenecektir. bunların ortak belli bir hacmi olup, gazların tek başına belli bir hacmi yoktur. ancak kapalı kaplar içinde bulunduruldukları zaman belli bir hacimleri olacaktır. sıvılar çok zor sıkıştırılabildikleri halde, gazlar kolayca sıkıştırılabilirler. sıvılar açık veya serbest yüzeye sahip oldukları halde gazlar hiç bir şekilde açık yüzeye sahip olamazlar şekil (1.1). ancak bir sıvı veya katı cisimle ortak yüzey meydana getirebilirler. tamamen kapalı bir kap içindeki gazın basıncı, sıcaklığı ve hacmi arasında belirli bir bağıntı vardır.

    1.1 akışkanların fiziksel özellikleri
    1.1.1 yoğunluk, özgül hacim
    1.1.2 basınç
    1.1.3 viskozite
    örnekler 1
    1.1.4 sıkışma
    örnekler 2
    1.1.5 yüzeysel ger.
    örnekler 3
    1.1.6 kılcallıkolayı
    örnekler 4
    1.1.7 buharlaşma
    1.2 birimler ve birim düzenleri
    örnekler 5
    1.3 problemler

    Ödevi indir - Benzer ödevler

    çevre ekonomisine teorik bir yaklaşım: sürdürülebilirlik kavramının üretim fonksiyonuna dahil edilebilirliği

    çevre, canlıların yaşamlarını sürdürdükleri biyolojik ve fiziksel ortam olarak tanımlanmaktadır. bu ortamın bozulması tüm canlıların hayatlarının tehlikeye düşmesi manasına gelmektedir. fakat ne yazık ki, çevre insanlar tarafından tanımlandığı ölçüdeki önemi görememektedir. çevre sorunlarının, en başta savaşmamız gereken sorunları teşkil etmesi gerekirken, en son mücadele ettiğimiz konular arasına düşmesi oldukça üzücü ve tehlikelidir.

    çevre sorunları ile ilgili yapılan çalışmalar yakın tarihimize dayanmaktadır. özellikle son 20-30 yıl içinde bu konu hakkında bir çok araştırma yapılmış ve çeşitli sonuçlar ve gözlemler elde edilmiştir. sürdürülebilir kalkınma kavramı da, ilk olarak 1987 yıllında “brundtland raporu” ile kelime dağarcığımıza girmiş ve epey önemli bir yer işgal etmeye başlamıştır. sürdürülebilir kalkınma, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılamaları tehlikeye düşürülmeden, bugün ki ihtiyaçlarımızın karşılanması manasına gelmektedir. aslında bu tanım altında çok önemli mesajlar yatmaktadır. fakat ilk vurgulanmak istemen mesaj, üzerinde yaşadığımız dünyanın sadece bizlere değil, bizden sonra gelecek nesillere de ait olduğu ve en az bizim kadar onlarında bu dünyanın kaynaklarından yararlanmaya hakları olduğudur.

    biz bu araştırmada, sürdürülebilir kalkınma konusuna gelene kadar ekonomi ve çevre arasındaki ilişkileri açıklayıp bir temel oluşturacağız ve sonra sürdürülebilir kalkınmayı derinlemesine inceleyeceğiz. bu bağlamda birinci bölümde; ekonomik büyüme, enerji ve çevre ilişkisi, ikinci bölümde; ekonomik büyüme ve kalkınma, üçüncü bölümde; klasik kalkınma analizi, dördüncü bölümde; modern kalkınma analizi ve sürdürülebilir kalkınma, beşinci bölümde; makro kalkınma ve üretim analizi ve son olarak altıncı bölümde; sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmak için yapmamız gerekenler üstünde durmaya çalışacağız.

    Ödevi indir - Benzer ödevler


    « Önceki sayfa    -     Sonraki sayfa »


    Sayfalar

    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13


    fiziksel ile ilgili arama kombinasyonları
    Düğün organizasyon