|
|
| |
| |
| |
| |
 5,8 Kb / 4 sayfa
 3,4 Kb / 1 sayfa
 3,7 Kb / 1 sayfa
 33,5 Kb / 3 sayfa
türkler, yerleşik hayata geçmeden önce atlı-göçebe medeniyeti denilen bir medeniyet tarzı içinde yaşamaktaydı. adından da anlaşılacağı gibi, bu medeniyet tarzında atın önemli bir yeri vardır. at, ehil hayvanlar içinde en hızlısıdır. türkler, ehlîleştirdikleri atlarla akıncılık yapmışlar, çiftçilikle uğraşan kavimler üzerinde üstünlük sağlamışlardır. divânü lûgati't-türk'te yer alan "kuş kanadı ile türk atı ile." ata sözü, atın türklerin hayatında oynadığı rolü çok güzel anlatır.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 28,5 Kb / 3 sayfa
fiilleri,sıfatları ya da kendi türünden sözcükleri değişik yönlerden etkileyen,sınırlandıran kelimelere zarf denir. çok konuşanları sevmezler. zarf fiilimsi zarflar kendi aralarında beşe ayrılırlar. 1.durum(hal) zarfları: eylemin nasıl yapıldığını,ne durumda olduğunu belirten sözcüklere durum zarfı denir. mehmet dayı ata yavaşça yaklaştı. 2.zaman zarfları: eylemin anlamını,zaman kavramıyla sınırlayan zarflara zaman zarfları denir.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 10,6 Kb / 3 sayfa
antlasmasi imzalandi. 1 kasim 1922'de "saltanat", yani padisahlik kaldirildi. 24 temmuz 1923'te lozan antlasmasi imzalandi. böylece türk milleti hürriyet ve istiklâline kavustu. 29 ekim 1923'de "cumhuriyet" ilân edildi ve mustafa kemal ilk cumhurbaskani secildi. 3 mart 1924'te halifelik kurumunu kaldirdi. din ve devlet islerini birbirinden ayirdi. 17 subat 1926'da medeni kanunu kabul ettik. 24 agustos 1925'te ata, kastamonu'da sapka giydi. 25 kasim'da kanunu cikti. uluslarasi saat, takvim ve ölcüler kabul edildi. 1924'te medreseler ve mahalle mektepleri "tevhid-i tedrisat" (ögretim birligi) kanunu ile kaldirilmisti. 1928 yilinda arap harfli alfabe kaldirildi, yerine
Ödevi indir - Benzer ödevler
 17,6 Kb / 12 sayfa
sancak (hatay) sorununu incelemeye geçmeden önce ad konusunu açıklığa kavuşturmak gerekmektedir. osmanlı döneminde iskenderun sancağı olarak adlandırılan 1856 ıslahatından sonra mutasarrıflığa dönüştürülmekle birlikte gerek yerel, gerek türk, gerekse uluslar arası belgelerde “iskenderun sancağı” ya da kısaca “sancak” olarak geçen iskenderun – antakya bölgesine hatay adı 1936 yılında atatürk tarafından verildi. sorunun uluslar arası kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlaması üzerine, bölgenin türk kimliğine vurgu yapmak üzere kullanılmaya başlanan hatay ismi güneş-dil teorisinin en gözde olduğu dönemde, bu teoriyi doğrulamak için ileri sürülmüş gibiydi. buna göre, orta asya’da kurulmuş olan hatay devletinden gelen eti-ata-hata-hatay kelimeleri aynı kökten türemiş türkiye sözcüklerdir. böylece bir yandan anadolu uygarlıklarından hititlerin türklüğü kanıtlanmış oluyor, diğer yandan da iskenderun ...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 49,4 Kb / 31 sayfa
ıki mustafa kemal vardir; biri ben, et ve kemik geçici mustafa kemal... ıkinci mustafa kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem. o, ben degil, bizdir. o, memleketin her kösesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için ugrasan aydin ve savasçi bir topluluktur. ben onlarin rüyasini temsil ediyorum. benim tesebbüslerim, onlarin özlemini çektikleri seyleri tatmin içindir. o mustafa kemal sizsiniz, hepinizsiniz. geçici olmayan, yasamasi ve muvaffak olmasi gereken mustafa kemal odur. çocuklugu ve egıtımı , askerı egıtımı , sam’da sürgün hayatı , ıı ncı mesrutıyet , balkan harbı , 1ncı dünya savası , çanakkale geçılmez , kurtulus savası , ı ncı ınönü muharebesı , yunan taarruzları , sakarya meydan muharebesı , büyük taarruz , ılk hedef akdenız , türk devletı kuruluyor , ata hasta , atatürk'ün üstün kısılıgı , atatürkçülügün ılkeleri , türk çocuklari! son sözümün son kelimesine dikkat!... gurur, büyüklük sende zaten vardir. bunu gösterme! onu kendi yüksek enerjinin kutsal yerine sakla! gerekirse büyük alçak gönüllügünü göster. fakat gene gerektikçe göster ezici yumrugunu! ıste bu niteliklerinle ispat edebilirsin ne oldugunu!...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 162,0 Kb / 143 sayfa
aziz nesin,
yaş ortalaması 8 olan çocuklar, öğretmenin, -babanız çocuğunuz, siz de baba olsaydınız, büyük bir kabahat yaparsa, ona ne ceza, verirdiniz? şeklinde yazılı anketi cevaplandırmaya çalışıyorlardı. henüz sınav heyecanı bilmeyen, duygularını minicik elleriyle, olduğu gibi kağıda dökmeye çalışan bir yavrunun kurşun kalemi şu kelimeleri sıralıyordu:
-onu bir topal ata bindiririm. üstüne çadır örterim. çadırın tepesine bir bıçak asarım. at topalladıkça bıçak kafasına dokunsun, akıllansın.-
esentepe gazeteciler mahallesindeki mareşal fevzi çakmak ilkokulunun ikinci sınıfında yapılan bu anket ailelerin içyüzünü, çocukların muhayyilesini ve kendilerine verilen cezanın ağırlığını bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyordu.
gazeteciler arasında konuşkanlığıyla tanınan ve her fırsatta çocuğuna öğütler veren bir babaya, yer değiştirdikleri takdirde çocuğunun uygulamak istediği ceza; -ağzına fermuar dikerim-di.
annesi üvey olan bir kız çocuğu -gezmeye götürmem-, bir sütçünün oğlu -eşeklerin yanında yem yesin-; şiddetli baskı altında tutulan bir çocuk, -olmaz, çocuk da olsa babaya el kalkmaz- diye cevap veriyordu.
okul öğrencilerinin yarısı, gazeteci ailelerin çocukları, yarısı da çevredeki gecekondulardan gelen yavrulardı: anket, bu iki grup ailedeki görgü ve eğitim ayrımını bütün çıplaklığıyla gözönüne seriyordu. yaşayış şartları normal olan yavrular; -iyilikle söylerdim; -poposuna usulca vururdum; -yemek vermezdim; -içinde fare olan tuvalete kapatırdım; -iğne yaptırırdım; -denize atardım, yüzme biliyor- gibi cezaları ... ....
Ödevi indir - Benzer ödevler
 407,1 Kb / 316 sayfa
fakir baykurt,
gökçimen'i bilen azdır.
ankara'ya bağlı bir köydür bu. bir küçük tepenin eteğinde elli kadar ev, bir cami, bir dibek, bir çeşme, bir yunak, bir çürük okul ve elli kadar gübreliktir. evler yan yana, birbirine bitişik ve toplucadır. hepsinin yönü güneyedir. köyün ardında çamı, ardıcı tükenmiş bir dağ durur. ön yanı açıklıktır. bu açıklıkta gökçimen'in tarlaları serilir. tarlaların bir başından bir başına kırk dakikada yürünür. bu açıklığın hepsi gökçimen'in değildir üstelik. evci köyünün tarlaları gelir gökçimen'in koltuğuna sokulur. bir yandan da kayadibi köyünün tarlaları başlar.
arkadaki dağdan belli belirsiz bir su çıkar. büküle büküle öteki köylerin topraklarına gider. iki kıyısına söğüt, kavak dikmişlerdir. bağ bahçe yapmışlardır. kimi yerler çayırlıktır. köyün camızı, sığırı, sıpası buralarda yayılır. yaz gelince de kesilmez. gökçimen'in insanlarına, hayvanlarına yeter iyi kötü.
oysa çoğu köylerin suyu kesilir. çiçek çimen, yeşermiş ot, ne varsa yanar kavrulur yazın. çevre köylerde bir inanç vardır: "gökçimen'in suyu kesilmediğinden, her yanı çayır çimendir. çayır çimenin yeşili kızların gözüne yansır. bu yüzden göküş olurlar. eğer avucunda üç kuruşun var da kendine yeni bir karı almak istiyorsan, gökçimen'e git, kız al!" derler.
geçen zamanlar bu inancı doğrulamış, çevrenin varsıllarını hiç yanıltmamıştır. parayı kuşağına doldurup gelen, istenen altınları da takınca; beğendiği kızı ata bindirip götürmüş, gel demiş imama, kıydırmış bir nikah, ondan sonra istediği kadar çalıştırmış, istediği kadar çocuk doğurtmuştur. yıllar geçip gökçimenli kız biraz kocayınca, onu bir köşeye itmiş, belki onun kazancıyla, gökçimen'e varıp bir kız daha almıştır.
karşıdan bakarsan gökçimen'e çok para girer. bu sözün karşılığını köylüler şöyle verirler:
"canım, kız parası değil mi? elde avuçta eğleşmez ki... tütüne gayfaya anca yeter..."
analarının, ebelerinin dediği gibi, bu köhne dünyanın üzerinde .... .......
Ödevi indir - Benzer ödevler
ata ile ilgili arama kombinasyonları
| |
|
| |