|
Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
| |
|
| |
| |
| |
| |
adam ve ile ilgili ödevler
 61,0 Kb / 4 sayfa
intibah roman özeti - namık kemal,
varlıklı bir ailenin çocuğu olan ali bey,yirmi iki yaşlarında ii bir eğitim ve öğrenim görmüş bir gençtir.yalnız hayat tecrübesinden yoksundur. 19.yy’ın seçkin gezinti yerlerinden biri olan çamlıca’da dolaşırken çok güzel bir kadınla tanışır.kadının adı mahpeyker’dir.genç adam, ilk karşılaşmada ilgi duyduğu bu kadını derin bir aşkla sevmeğe başlar. bu ilk tanışmadan sonra hemen her hafta mahpeyker’le buluşmak üzere çamlıca’ya gider. oysa kadının kirli bir geçmişi vardır ve ali bey’in sevgisine layık değildir.bu durumun farkında olmayan ve onu da kendisi gibi temiz bir sevda içinde hayal kuran genç adam, kısa zamanda eini ve işini ihmal etmeye başlar. zamanla geceleri bile evine uğramadığı olur.
bir süre sonra ailesi, ali bey’in durumunu öğrenirler.onu, zor kullanarak,bu durumdan kurtarmaktan çek, başka çarelere başvururlar. delikanlının annesi oğlunu dış etki ve bağlardan kurtarmak için eve genç ve çok güzel bir cariye alır. cariyenin adı dilaşub’dur.bu cariye temiz,saf,iyi ahlaklı bir gencecik kızdır.annenin amacı, ali bey’in dilaşub’u sevmesi, böylelikle yakasını sokak kadını mahpeyker’den kurtarmaktır.ne var ki, iyi düşünülmüş bu çare umulanı vermez;ali bey... ..... .......
Ödevi indir - Benzer ödevler
 81,0 Kb / 11 sayfa
victor hugo bay myriel genç yaşında evlenmiştir. eski parlamento üyeleri dağıtıldıktan sonra bay myriel italya’ya göç etmiştir ve burada uzun süredir hasta olan eşini fransız ihtilali ile birlikte kaybetmiştir.
uzun bir aradan sonra bay myriel tekrar fransa’ya dönmüştür. burada rahip olmuştur ve digne piskoposluğuna atanmıştır. bu atamayla bay myriel kendisinden on yaş küçük olan kız kardeşini ve hizmetçilerini alarak görev yerine gitmiştir.
piskoposluk sarayı çok görkemli bir konaktır fakat bunu yanında hastane tek katlı çok küçük bir yerdir. bay myriel bir akşam hastanenin başhekimini evine yemeğe çağırır ve ona evi ile hastaneyi değiştirmeyi önerir. bu öneriyi sevinçle karşılayan başhekim bu öneriyi kabul eder ve kısa bir sürede hastane ile piskoposluk sarayının yeri değişir.
bay myriel yaptığı yardımlarla kısa sürede halkın kalbinde taht kurmuştur. halka verdiği vaazlarda hasta olan insanlara kötü gözle bakılmaması gerektiğini bunu aksine hastalığı yaratan koşulları görüp onları iyileştirmenin bir çaresini bulmanın gerektiğini anlatmıştır.
1815 yılının ekim ayında digne kentine kırk yaşlarında bir adam gelmiştir. bu adam ilginç giyimiyle garip bir görüntü oluşturuyordur. adam kentin en gösterişli bir hanına doğru yürür ve orada kalmak istediğini han sahibine iletir fakat kalacak yer olmadığı için buradan geri döner. halbuki bu handa yer vardır fakat hancı sahibinin gözü tutmadığı için adama yalan söyler ve onu başından atar. ... ....
Ödevi indir - Benzer ödevler
 66,5 Kb / 5 sayfa
reklâmla ilgili olması nedeniyle konuya bir fıkra anlatarak girmek istiyorum. adamın biri ölmüş... öbür dünyanın kapısına gelince bakmışlar, günahlarıyla sevapları birbirine eşit. cennete mi atsınlar cehenneme mi? şaşırmışlar. sonunda kendisinin karar vermesini istemişler. adam, olur demiş fakat önce cenneti ve cehennimi görmek istemiş. götürmüşler. cennette gördükleri tıpkı anlatılanlar gibiymiş, herşey gayet güzel, istedigin yiyecek, içecek var, istedigin gibi gezip, eglenebiliyormuşsun. cehennemde gördükleri anlatılanların tam tersi cennete benziyormuş. herkes neşe içinde, egleniyor, oynuyorlarmış. sazlar, dümbelekler, şarkılarla göbek atıyorlarmış. fakat biraz sıcakcaymış. buranın eglencesinden hoşlanan adam, cehenneme gitmeye karar vermiş. biraz sıcaklıgına da katlanırım diye düşünmüş. görevliler almışlar bunu bir kapıdan içeriye salmışlar. içeriye girmesiyle feryadı basması bir olmuş. heryer alev alev yanıyor. ortada fokur fokur kaynayan katran
eger genel bir tanım yaparsak: reklâm, gazete, dergi, radyo, televizyon, afiş, tabela gibi medialar aracılıgıyla çeşitli mal ve hizmetlerin geniş halk kitlelerine tanıtımıdır. bu mal ve hizmetlerin nereden, nasıl, ne fiyata alınacagı ve nasıl kullanılacagı hakkında tüketiciye bilgi veren, ona parasını en iyi şekilde degerlendirme yolunu gösteren bir araçtır. aynı zamanda üreticinin, iş adamının iyi bir pazar bulmasına, sermaye ve çabasını degerlendirmesine, yeni üretim ve yatırımlara yönelmesine büyük bir destek unsurudur.
reklâma media aracılıgıyla satıştır da diyebiliriz. bütün reklâmlarda amaç satışı artırmaktır. fakat tek başına hiç bir reklam satışı artırmaya yeterli degildir. eger diger bütün pazarlama faaliyetleri; mamülün planlanması, üretimi, dagıtımı ambalajlanması, fiyatının belirlenmesi ve satıtışı bu amaca uygun olarak yürütülürse başarıya ulaşır.
tanıtım, tüketiciye inandırıcı ve güven verici bir sesleniş olayıdır. tanıtımı yapan kişinin, grafik sanatçısının görevi; pazara çıkarılan en yeni ürünün ya da hizmetin benzerleri arasında ilgi çekmesini, satın alma hevesi yaratmasını saglamaktır.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 63,5 Kb / 4 sayfa
reklâmla ilgili olması nedeniyle konuya bir fıkra anlatarak girmek istiyorum. adamın biri ölmüş... öbür dünyanın kapısına gelince bakmışlar, günahlarıyla sevapları birbirine eşit. cennete mi atsınlar cehenneme mi? şaşırmışlar. sonunda kendisinin karar vermesini istemişler. adam, olur demiş fakat önce cenneti ve cehennimi görmek istemiş. götürmüşler. cennette gördükleri tıpkı anlatılanlar gibiymiş, herşey gayet güzel, istedigin yiyecek, içecek var, istedigin gibi gezip, eglenebiliyormuşsun. cehennemde gördükleri anlatılanların tam tersi cennete benziyormuş. herkes neşe içinde, egleniyor, oynuyorlarmış. sazlar, dümbelekler, şarkılarla göbek atıyorlarmış. fakat biraz sıcakcaymış. buranın eglencesinden hoşlanan adam, cehenneme gitmeye karar vermiş. biraz sıcaklıgına da katlanırım diye düşünmüş. görevliler almışlar bunu bir kapıdan içeriye salmışlar. içeriye girmesiyle feryadı basması bir olmuş. heryer alev alev yanıyor. ortada fokur fokur kaynayan katran
eger genel bir tanım yaparsak: reklâm, gazete, dergi, radyo, televizyon, afiş, tabela gibi medialar aracılıgıyla çeşitli mal ve hizmetlerin geniş halk kitlelerine tanıtımıdır. bu mal ve hizmetlerin nereden, nasıl, ne fiyata alınacagı ve nasıl kullanılacagı hakkında tüketiciye bilgi veren, ona parasını en iyi şekilde degerlendirme yolunu gösteren bir araçtır. aynı zamanda üreticinin, iş adamının iyi bir pazar bulmasına, sermaye ve çabasını degerlendirmesine, yeni üretim ve yatırımlara yönelmesine büyük bir destek unsurudur.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 78,5 Kb / 9 sayfa
5. eger bir yargiç bir davaya bakar ve bir karara varirsa verdigi hükmü yazili olarak takdim eder; daha sonra verdigi kararda bir hata ortaya çikarsa ve bu kendi hatasindan kaynaklanirsa o zaman davada onun tarafindan kararlastirilan para cezasinin on iki katini öder ve halka ilan edilerek yargiçlik makamindan el çektirilir ve bir daha asla yargiçlik icra etmek için oraya oturamaz. 12. eger tanik bulunamiyorsa yargiç azami sekiz ay olmak üzere bir süre tanir. sekiz aylik süre içinde tanik ortaya çikmamissa suçludur ve henüz karara baglanmamis davadaki para cezasini üstlenir. 17. eger bir kisi açik alanda kadin ya da erkek bir kaçak köle bulursa ve onu efendisine getirirse kölenin sahibi ona iki sikel gümüs ödeyecektir. 18. eger köle efendisinin adini söylemezse onu bulan kisi saraya getirecektir; daha fazla arastirma yapildiktan sonra efendisine geri götürülecektir. 30. eger bir kabile reisi ya da bir adam evini, bahçesini ya da arazisini terk eder ve ücret karsiligi kiraya verirse ve baska biri onun evinin, bahçesinin ve arazisinin zilyedi olursa ve onlari üç yil süresince kullanirsa onlarin ilk sahibinin geri dönüp evini, bahçesini ve arazisini geri istemesi halinde ona geri verilmez ve onlarin zilyedi olan ve kullanan kisi onlari kullanmaya devam eder. 31. eger onlari bir yilligina kiralar ve bir yil sonra geri dönerse evi, bahçesi ve arazisi ona geri verilecek ve onlara tekrar sahip olacaktir. 32. eger bir kabile reisi ya da bir adam savasta ele geçirilir ve bir tüccar onlarin özgürlügünü satin alirsa ve onlari saraya geri getirirse kendi evinde özgürlügünü satin almaya yetecek araçlarinin olmasi halinde kendisinin özgürlügünü satin alir; evinde kendi özgürlügünü satin almaya yetecek hiçbir sey yoksa kendi toplulugunun mabedi tarafindan özgürlügü satin alinir; onun özgürlügünü satin almak için tapinakta bir sey yoksa mahkeme onun özgürlügünü satin alir. arazisi, bahçesi ve evi özgürlügünü satin almak için verilemez. 35. her hangi bir kisi kralin kabile reislerine hediye ettigi sigiri ya da koyunu satin alirsa parasini kaybeder. 36. bir kabile reisinin, bir adamin ya da bir tebaanin kiraladigi arazisi, bahçesi ve evi satilamaz. 37. her hangi bir kimse bir kabile reisinin, bir adamin ya da bir tebaanin kiradaki arazisini, bahçesini ya da evini satin alirsa onun satis sözlesmesi tableti kirilir (geçersiz ilan edilir) ve parasi yanar. arazi, bahçe ve ev sahibine geri verilir.
Ödevi indir - Benzer ödevler
 19,5 Kb / 8 sayfa
zerdüşt otuz yaşında yurdunu ve yurdunun göğünü bırakıp dağlara çıktı. orada ruhunun ve yalnızlığının tadını çıkardı ve on yıl bundan bıkmadı. ama en sonu gönlünde değişim oldu ve sabah tanla kalktı, güneşin karşısına geçti ve ona şöyle dedi: "ey büyük yıldız ! aydınlattıkların olmasaydı, nice olurdu senin mutluluğun ! on yıldır mağaramın üstüne yükselir durursun: ışığından ve yolculuğundan bıkardın ben olmasaydın, kartalım ve yılanım olmasaydı !" (nietzsche, zerdüşt'ün giriş kısmında -belki biraz da alay ederek - insanın en büyük yanılgılarından birine değiniyor. antropomorfizm: insanın kendi dışındaki dünyadan anlam çıkarma ve onu kendine benzetme alışkanlığı. dindarlar da çok sık kullanırlar bu varsayımı. yani, eğer bizler - biz bilinç sahibi insanlar - olmasaydı, güneşin ve diğer şeylerin varlıklarının da bir anlamı kalmazdı. karl marx bu anlayışa karşı çıkacak ve şu hükme varacaktır: "nesnel dünya onu algılayan insan zihninden bağımsızdır !") bak ! pek çok bal toplamış bir arı gibi, bilgeliğimden usandım; onu almaya uzanacak eller gerek bana. böyle başladı zerdüşt'ün batışı. (ve zerdüşt bilgeliğiyle insanları aydınlatmak için aralarına inmeye karar verir.) zerdüşt dağdan yalnız indi ve kimseyle karşılaşmadı. ama ormana girdiğinde kutlu kulübesinden ormanda kök aramaya çıkmış yaşlı bir adam belirdi önünde. ve şöyle dedi yaşlı adam zerdüşt'e. (...) "gitme insanlara, ormanda kal ! hayvanlara git daha iyi ! neden benim gibi olmak istemiyorsun - ayılar arasında ayı, kuşlar arasında kuş ?" "peki, ormanda ne yapıyor ermiş ?" diye sordu zerdüşt. ermiş cevap verdi: "türküler düzüp söylüyorum ve bu türküleri düzerken, gülüyor, ağlıyor ve mırıldanıyorum: böyle övüyorum tanrı'yı. peki sen armağan olarak bize ne getiriyorsun ?" zerdüşt bu sözleri işitince, ermişi esenledi ve dedi: "ne vereyim ben size ! çabucak gideyim de bir şey almıyayım sizden " ve ayrıldılar böylece, yaşlı adamla zerdüşt çocuklar gibi gülüşerek. ama zerdüşt yanlız kalınca, şöyle dedi gönlüne: nasıl olur ! bu yaşlı ermiş, tanrı'nın öldüğünü daha işitmemiş ormanında !"(zerdüşt ormanın kıyısındaki en yakın kente varır ve orada bir ip cambazının gösterilerini seyretmek için toplanmış olan kalabalığa konuşur.) yalvarırım size, kardeşlerim, yeryüzüne bağlı kalın ve inanmayın size dünya ötesi umutlardan söz açanlara !ağı saçanlardır onlar, bilerek bilmeyerek. (...) evet, kirli bir ırmaktır insan. kirli bir ırmağı içine alması ve bozulmadan kalması için deniz olmalı kişi. ... zerdust , zerdüşt, zerduşt... ....
Ödevi indir - Benzer ödevler
 10,6 Kb / 5 sayfa
venedik’ten napoli’ye doğru seyretmektedirler. türk gemileri yollarını keser. üstelik onlar topu topu üç gemiyken, türk gemilerinin ardı arkası kesilmemektedir. bu venedik gemisindeki kürekçi esirlerde türk olduklarından kaptan onları kırbaçlayamaz. kaptanın bu korkusunun, yazarın hayatını değiştireceğinden haberi yoktur. türk gemileri geldiklerinde diğer iki venedik gemisi gemilerin arasından sıyrılıp kaçar. yazarın olduğu gemi ise kaçamaz ve türk gemilerinin arasında kalır. o öğrenmeye düşkün biridir. kamarasına iner ve floransa’dan aldığı kitaplara göz gezdirmeye başlar. türkler artık gemidedir yukarıdan seslerini duymaktadır. yukarıya çıktığında esir düşen adamların ne yapılacağına karar verilir. bu adamlardan çoğu kürekçi olur. yazarın aklına ise astronomiden anladığı ve doktor olduğunu söylemek ... kitabın yazarı: orhan pamuk
kitabın yazıldığı yer ve yıl: istanbul-1985
eserdeki temel kişilikler: köle, hoca, padişah, paşa, atlı adam
eserdeki yan kişilikler: müneccimbaşı, vezir, yaşlı adam, padişah’ın
Ödevi indir - Benzer ödevler
 5,4 Kb / 3 sayfa
 5,4 Kb / 3 sayfa
 5,1 Kb / 1 sayfa
adam ve ile ilgili arama kombinasyonları
| |
|
| |
Bu site iyibiri tarafından yapılmıştır.
|
| | |