Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
ÜYE GİRİŞİ
e-mail adresiniz:
şifreniz:
Sosyoloji ödevleri : Sayfa 29
 39,0 Kb / 5 sayfa

bu kitap sivil toplum kavrami,osmanli’dan gunumuze ulkemizdeki sivil toplum olusumlari bunlarin sonuclari ile ilgili yazarin makaleleri ile birlikte din ve devlet sosyolojisi konusundaki soylesilerinden olusmustur.diger bir bolumde ise ataturk’un fikir yapisi, ataturkculuk, turk devrimi ve tanzimat turkiyesi’nden bahsetmektedir.
kitap makale ve soylesi tarzinda hazirlanmistir.
turkiye’deki sivil toplum hareketlerinin ve orgutlerinin turk toplumuna ve devlet yapisina olan etkileri,ataturkculugun pozitivizmden etkilenisi, yaptigi reformlarin kalici olma nedenleri kitabin onemli hususlaridir.
yazar eserinde sosyolojik kaliplari kullanmis,arsiv agirlikli calismis ve tarihsel verileri malzeme olarak kullanmistir.
sosyal yapı,sıyasal kultur ve sıvıl toplum:
batinin yakin tarih belirleyicilerinden biri de feodalizm olmustur.feodalizm,zayif bir kral ve asayisi saglayan asiller sinifindan meydana gelen bir yonetim bicimidir.sehirlerdeki ticari gelisme feodalizme buyuk bir darbe vurmus,esnaf ve tuccarlar arasinda orgutlenmeler meydana gelmistir.bu sivil toplum orgutleri kendi yargi organlarini olusturmus,ulkenin yonetiminde ve savunmasinda kralla beraber egemen olmak istemislerdir.
17-18.yy’larda elde edilen hurriyetler kamu hayatinda cok onemli gorulmustur.toplumun ve kamunun siyasilerin sultasindan kurtularak idareye yon vermesi bir dusunce olarak kabul edilmistir.

Ödevi indir - Benzer ödevler
 66,0 Kb / 7 sayfa

tanıtım : kitap genel itibariyle türkiye’de bulunan etnik gruplardan bahsetmektedir.
metodu : konular belli bir düzende incelenmiş. her bir grup ayrı “genel adları ,kendi adlandırmaları, yöresel adlandırmaları , dağılım ,sayıları, dil, din, grup kimliği, tarihsel bilgi” gibi ana başlıklar altında incelenmiş.
üstünlükleri-yetersizlikleri : bu konuda yazılan ilk kitap oluşu hiç kuşkusuz kitap için pozitif bir puan. ayrıca her bir grup için çok fazla kaynaktan istifade edilen ansiklopedik bir bilgi verilmiş. fakat nasıl oluştukları stratejik önemleri ve devlet üzerindeki gerek sosyal gerek siyasal etkileri üzerinde detaylı bir şekilde durulmamış. bununla birlikte anlatım çok karmaşık cümlelerle ifade edilmiş.
giriş
etnik gruplar kendi kültürel tanımlamaları için geçmişten seçilmiş ortak gelenekleri kriter olan genelde endogomik gruplardır. o halde bir grup kimliğinin doğası yani özdeleştiği imaj ve grubun başka genellikle de komşu gruplardan farklı olarak bir sonraki kuşaklarda kendisini yeniden üretmesiyle ilgili özellikleriyle ilgiliyiz. bu anlamda etniklik ulusallıkla karıştırılmamalıdır.türkiye bağlamında bu ayrımı vurgulamak özellikle önemlidir. çünkü cumhuriyetin temel ilkeleri ta ilk yıllarından itibaren türk sözcüğünün etnik anlamda kullanımıyla ulusal anlamda kullanımını birleştirmiş ve bu iki kullanım arasına herhangi bir net ayrım koymamış ve bu belirsizlikten doğan yanlış anlamaları görmezlikten gelmiştir. ”türkiye de yetmiş iki millet var.”buradaki millet sözcüğü modern anlamdaki ulustan çok yarı özerk azınlıkları dile getiren eski bir osmanlı deyişidir.
bir grubun tanımı koşulların hem iç hem de dış değişikliklerine karşılık gelen sürekli bir adaptasyon sürecidir. gerçekten de svanberg in belirttiği gibi sorun bir etnik grubun ne olduğundan çok ne zaman var olduğu yani ne gibi koşullar altında var olduğudur.etniklikle ilgili üç temel durum vardır.emik bir grubun kendisine içerden bakışı, etik bir gruba dışardakilerin bakışı ve dolayımlama bu iki bakış arasında kurulabilen dengedir.
a)emik bakış :
a)kaçınılmaz kendini tamamlama:kaçınılmaz kendini tanımlamanın nedenleri şunlardır:
1)bir azınlık dinin başka inançlardan olanlarla evliliğe izin vermemesi
2)grubun engel olamadığı bir yanyana gelmenin sonucu olan yaptırım.örneğin, çerkezlerin yabancıların müdahalesi sonucu kafkasya dan sürülmesi
3)bir çoğunluk olarak aynı kategoriye giren bir grubun dinsel ayrımlar, meslek ve yerellikle ayrılmaya başlaması.örneğin türkler arasındaki alevi türkmen veya tahtacılar ayrımları.
b)bilinçli kendini tanımlama:bir grup dışaeıdan bir tehlikeye tepki olarak kimliğinin altını çizmek isteyebilir.
c)sınırlı kendini tanımlama:bir grubun çoğunluktan kendisini ayıran kültürel özellikleri miras alması da bu tanımlamaya girer.
grup kimliği esas olarak dil, din ve aşiret örgütlenmesi görülür.meslek tek başına ayırt edici bir öğe olamasa da ana öğelerin birisi ya da daha fazlasıyla birleşince etkili olabilir.aşiret örgütlenmesinde türkiye de hızlı bir erime aşamasında olduğu da kesindir.
b)etik bakış:içerden bakıştaki kendini tanımlamanın doğasında varolan ince farklara karşı gösterilen duyarlılıkla karşılaştırırsak, genel olarak dışarıdan bakış bazı pek bilinmeyen özellikler temelinde geliştirilen yaklaşımı nedeni ile kaçınılmaz olarak kabadır, kişiden kişiye değişen adlandırmalar içerir.bu nedenle emik bakışa göre daha zayıf bir değerlendirme olabilir.
c)denge:
başta ifade ettiğimiz gibi denge emik ve etik bakışın ortaklaşa meydana getirdiği bir değerlendirmedir. gruplar bu bakışa ne kadar kendi içlerinde ehemmiyet vermeselerde bu kolayca bir yana bırakılacak bir şey değildir.
türkiye de gerçekleştirilen ciddi etnolojik çalışmaların miktarı o kadar azdır ki bu ideale çok nadiren ulaşılır. başvurulan alternatif kaynaklar dil bilim çalışmalarından folklör denemelerine kadar çeşitlilik gösterir.uygun olan her kaynak kullanılmaya çalışılmıştır fakat bu grupların emik açıdan yani kendileri tarafından kavrandıkları gibi kapsayıcı bir tanımlamalar dizisi vermek olanaklı olmamıştır.pekçok durumda sadece etik bakışı nazara alınmıştır.etnik yapı hakkında sağlam bir fikre sahip olabilmek için 1970 den sonra ekonomik baskıdan dolayı şehir merkezlerine göç eden ve etnik yapıların da çözülmelere uğrayan grupları tekrar eski yurtlarına dönmeleri gerekmektedir.
şimdi her bir etnik grubu kendi özellikleriyle kısa kısa inceleyelim.
not:grupların nüfusları 1965 genel nüfus sayımına göre ele alındığından şu anki sayılarını tam olarak yansıtmıyor.bu sebepten dolayı özet içine alınmamıştır.

Ödevi indir - Benzer ödevler

2. mesrutiyet (23 temmuz 1908)
rumeli ordusunun 10 temmuz 1908'de ayaklanmasi ve ıstanbul'a dogru harekete geçeceginin ögrenilmesi üzerine padisah abdülhamit 2. mesrutiyet'i ilan etti.
31 mart vakasi (13 nisan 1909)
mesrutiyet'ten rahatsiz olan gericilerin ıstanbul'da baslattigi ayaklanmayi bastirmak üzere rumeli ordusu harekete geçti. ayaklanma girisimi bastirildi.
kandilli rasathanesi (1911)
rasathane-i amire mehmet fatih gökmen tarafindan kandilli rasathanesi kuruldu.
babiali baskini (23 ocak 1913)
ıttihatçilar tarafindan düzenlenen "babiali baskini" esnasinda sadrazam mahmut sevket pasa öldürülmüs olup, bir tür hükümet darbesi niteligindedir. bu olayla birlikte ıttihatçilar fiilen yönetimi ele geçirmistir.
1. dünya savasi (1914-1918)
avusturya veliahtinin bosna'da ugradigi suikast sonucu baslayan 1. dünya savasina ıngiltere, fransa, rusya, ıtalya, "ıtilaf devletleri" olarak, almanya, avusturya,macaristan, bulgaristan ve osmanli devleti "ittifak devletleri" olarak katildilar. 1918'de biten savas'tan osmanli devleti teslim olmus, emperyalistlerin masasinda paylasilmis olarak çikti.
mondros müterakesi (30 ekim 1918)
osmanli devletinin agir teslimiyet kosullarini kabul ettigi anlasma. bu mütareke ile osmanli topraklari isgal güçlerince paylasilabilecek ve osmanli ordusu fiilen dagitilacakti.

Ödevi indir - Benzer ödevler

a. kavramlar
*insan kavramı
insan kavramının tanımı değişik şekillere yapılabilir:
*insan, doğan, büyüyen ve ölen canlı bir varlıktır.
*insan, düşünme yeteneği olan akıllı bir varlıktır.
*insan, duygusal yanı olan, bir tarihi olan ve geçmişini bilen bir varlıktır.
*insan alet yapan, kullanan, bilim, sanat, düşünce ve edebiyatla uğraşan varlıktır.

insanın, diğer canlılarla benzer tarafları da vardır:doğmak,beslenmek, yaşlanmak ve ölmek gibi..insanı diğer canlılardan ayıran önemli özellikler ise; çevreyi kendine uydurması, aklını kullanması, duygusal değerlerinin (sevinç, üzüntü,barış,özgürlük, eşitlik, hak vb.) olmasıdır.

*insanlık kavramı
insanlık, tüm insanları içine alan bir kavramdır.bu kavramın içine, geçmişte yaşamış, bugün var olan ve gelecekte de yaşayacak bütün insanlar girmektedir.
insanlık, bütün insanlar tarafından ortaklaşa paylaşılan bir niteliktir.insanlık kavramı, barış, hoşgörü, kardeşlik, dayanışma, özgürlük, yardımlaşma gibi düşüncelerin ortaya çıkışına temel olmuştur.insanlık, bütün insanların, insana yaraşır bir yaşam sürdürmeleri için ulaşılmak istenen bir amaçtır.

Ödevi indir - Benzer ödevler

a)nedenler
a)yoksulluk insanlığı vurmuştu.herkes aç,susuz veyoksuldu.
b)doğal olaylardan korunmak için.
c)orta asya’dan güneye inen topluluklar,inka’yı kurdular.(199)
d)kuraklıktan yiyecekleri azalıp,birleşip,paylaşıp ancak yaşamlarını sürdürebilirler.
e)aileler oluşup geliştğinde ,dünyada 2.000.000 insan olmuştu.bunlarda birleşip köyler kurdu.

Ödevi indir - Benzer ödevler


« Önceki sayfa    -     Sonraki sayfa »


Sayfalar

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
web tasarım web yazılım