|
Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
| |
|
| |
| |
| |
| |
Sağlık - Tıp ödevleri : Sayfa 11
 49,4 Kb / 11 sayfa
ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılmakta olan kan grup sistemleri, abo ve rh sistemleridir. abo grup sistemine göre kan grupları, a, b, ab ve o grubu diye dörde ayrılırken, rh sistemine göre ise, rhd pozitif ve rhd negatif diye ikiye ayrılır. her iki sistem birlikte kullanıldığından, ortaya sekiz farklı kan grubu çıkar. ancak kan grupları, sadece bununla sınırlı değildir. bazı kişilerde hem abo grup sistemine ait alt gruplar (a1,a2,gibi) ve hem de rh sistemine ait alt gruplar (d,d,c,c,e,e,gibi) bulunmaktadır. bir kanın "rh negatif" diye nitelenebilmesi için bu alt grup antijenlerinden hiçbirinin bulunmaması gerekir. ülkemizde cd pozitifliğine oldukça sık rastlanırken, de pozitifliği daha nadirdir.genel olarak bakıldığında rh d pozitifliği %85-90 arasında değişmektedir...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 28,0 Kb / 2 sayfa
dünya üzerinde aynı parmak izine, dudak izine,sese sahip iki insan yoktur. insanların bedenleri de farklıdır ve her bireyin farklı besin gereksinimi vardır. kan grupları, yaradılışların kendisi kadar temeldir. kan, yasamın kendisidir, doğanın gücüdür, bize yasam için gerekli sevk ve canlılığı verir. kanın gözle görülemeyecek kadar küçük bir kısmı bile insanoğlunun bütün genetik kodlarını içerir. kan grubu;insan yaşamında çok önemli bir yer tutan insanin bir özelliğidir. bu özellik bilinmeden dengeli beslenme koşulları yerine getirilemez ve hastalıklardan korunmanın ne şekilde olacağı bilinemez...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 33,5 Kb / 3 sayfa
"kan uyuşmazlığı" genel kanının aksine, karı koca arasında değil, gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: "a", "b", "ab" ve "o" grubu .. bir de "rh" söz konusudur. birey, "d" proteinine sahipse rh pozitif (+), değilse rh negatif (-) olarak ifade edilir. rh (-) kişilerin vücudunda d proteini hiç yoktur ve bağışıklık sistemi için tamamen yabancı bir maddedir. normal koşullarda hamilelik döneminde anne ve bebeğin kanları birbirine karışmadan plasenta (eş) aracılığıyla oksijen, karbondioksit ve besi öğelerinin karşılıklı alışverişi gerçekleştirilir. anne rh (-), bebek rh (+) ise ilk gebelikte herhangi bir sorun olmaz. bebek doğarken zedelenen damarlardan bir miktar bebek kanı, rh (-) annenin kanına karışabilir. böylece annenin bağışıklık...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 67,0 Kb / 13 sayfa
modern tibbin önlemekte çaresiz kaldigi, hatta, bazen neden oldugu hastaliklar her geçen gün artan sayida insani kurbanlari arasina aliyor. medeniyet hastaligi da denilen bu rahatsizliklarla basa çikmak için insanlar artik 'dogal' sifalar aramaya baslamistir. bati dünyasinda kalple ilgili rahatsizliklardan ölenlerin sayisi hemen hemen iki kati olmasina ragmen en çok korkulan hastaliklarin basinda herhalde kanser gelmektedir. bunun bir nedeni de birçok kanser türünün hala esrarini koruyor olmasi ve sebebinin blilinmemesiyle birlikte, modern tibbin en ciddi ve yaygin görülen kanserlerin tedavisinde bile henüz yetersiz kalmasidir. aslinda erken teshis kondugu zaman bazi kanser türlerinin tedavisi artik münkündür. öte yandan, en yaygin görülen kanserlerin tedavisindeki basarisizligin yarattigi hayal kirikligi, çok çesitli alternatif tedavi yöntemlerinin gelistirilip denenmesine yol açmistir...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 457,5 Kb / 44 sayfa
hücreler doğar, gelişir ve ölürler. bu olay genetik bir kontrol altındadır. bu kontrolün, kalkması ile dengenin bozulması sonucu, ya çok sayıda oluşmaları ya da oluşan hücrelerin ölmemeleri sonucu çoğalan hücreler tümör dokusunu oluşturur. hücrelerdeki bu olayların gelişmesine neden alan bir çok kanser yapıcı (kanserojen) madde vardır.
kanserin belirtileri nelerdir? en sık görülen kanserler? çağdaş kanser tedavisinde izlenen yol nedir? tedavilerdeki başarı oranı nedir? erken teşhis konusunda insanlar yeterince bilinçli mi? kanserin gen terapileriyle tedavisi konusunda nasıl gelişmeler oldu?
Ödevi indir - Benzer ödevler
 54,5 Kb / 3 sayfa
su ana kadar 2 düzineden fazla tümöre sebep olan gen tanımlanmıştır, ve bu genler homologlarıyla çok sıkı ilişki içerisindedirler. sekil 2’de virüs genomu intron içermezken, hücresel genlerin tpik bir şekilde intronlara sahip olduğu görülüyor. su şekilde açıklamak mümkündür; provirüs hücresel dna’nın kendisine karşılık gelen homolog kısma katılır, daha sonra kopyalama işlemi gerçekleşir.işlem intronları aradan çıkarak devam eder, en sonunda meydana gelen bütün rna, başka bir hücreyi enfekte etmek üzere yeni bir virüsün genetik materyali olur. bu aşamaların her biri çok mükemmel genetik mekanizmalar ile gerçekleşmesine karşın bu virüslerin konakçıdan tümöre sebep olan geni temin edebilmelerine bir örnek gösterilememektedir. bu kurumsal tartışmaya ek olarak yapılan bir çalışmayı örnek verebiliriz. rsv src geninden mahrum bırakıldı,(virüsel src geni = v-src) ve tavuklara bulaştırıldı.çok kısa sürede enjekte bölgesinde tümörlere sebep olabilirdi.(eğer vahşi virüs ise) dedektif virüsün fonksiyonel geninden mahrum bırakıldığı göz önüne alındığında, artık virüsün tümör oluşumuna sebep olmayacağı düşünülebilirdi, fakat; iki ay sonra enjekte bölgesi uzağındaki bölgelerde bir takım tümörler türedi. rsv parçaları fonksiyonel src genleri içeren tümörlerden ayrıldı ve hücresel src geni (c-src...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 180,0 Kb / 11 sayfa
ilkyardımın tanımı bir kaza ya da hayatı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek için, ilaç kullanılmadan yapılan uygulamalara ilkyardım denir.
ilkyardımda amaç nedir? ilkyardımcının özellikleri ve sorumlulukları nedir? ilk yardım malzemeleri ilkyardım ve uygulamaları hasta ve yaralı taşıma yöntemleri kazalar, korunma yolları ve yapılması gerekenler
Ödevi indir - Benzer ödevler
 9,4 Kb / 2 sayfa
kekemelik laboratuar çalışmaları nedeniyle hakkında çok şey bilinen ancak üzerinde görüş birliğine varılmış etkili bir tedavi yöntemi olmayan bir rahatsızlıktır. laboratuar koşullarında en çok uygulanan yöntem ritim ya da metronom prosedürüdür. her vuruştan önce kelimeyi kesme, vuruşla tekrar başlama vb. golddiamond jones ve azrin’in yöntemlerini geliştirmiş ve buna ekleme tekniğini bulmuştur. kekemeliği konuşma bozukluğu olarak değil de nörolojik bir rahatsızlık olarak görenler de vardır. bu görüşe göre kekemeliğin tedavisinde alışkanlığı tersine çevirme prosedürü yararlı olabilir. bu prosedür tırnak yeme, saç yolma vb. durumlarda kullanılmıştır. alışkanlık, alışkanlıkla birlik...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 54,1 Kb / 15 sayfa
ınfertilite (kısırlık) korunmaksızın düzenli ilişkiye karşın 1 yıl içinde gebelik oluşmaması olarak tanımlanmaktadır. ülkemizde bu sorunun sıklığı hakkında yapılmış doyurucu bir çalışma yoktur. ancak avrupa ve abd'den bildirilen raporlardan toplumda çiftlerin %10-15'in böyle bir problemle ilgilenmek zorunda kaldıklarını bilmekteyiz. toplumda bu sorunun sıklığının artık benzeri oranda olmasına karşın gerek ıı. dünya savaşı sonrası üreme çağındaki populasyonun çoğalması gerekse sunulan tıbbi tanı olanaklarının yetkinleşmesi nedeniyle infertilite kliniklerine başvuran çiftlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. herhangi bir çiftin herhangi bir ay gebe kalma oranının %20-15 dolayında olduğu bilinmektedir. genel olarak toplumda çiftlerin %85'in 1 yıl içinde, %93'ün ise 2. yılın sonunda gebe kaldıklarını görmekteyiz. ıngiltere'de 1550 ile 1850 yılları arasındaki arşivleri inceleyen bir çalışmada kadınların ancak %8'in yaşamı boyunca gebe kalamadığı bulunmuştur...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 101,5 Kb / 9 sayfa
uzun zamandır, vücudun belirli bölgelerine ilacı bırakabilen ya da uzun süreli ilaç salım hızını kontrol edebilen salım sistemlerinin düşü kurulmasına karşın, ancak son yıllarda bu tür sistemlerin geliştirilebilmesi mümkün oldu. kısa zaman içerisinde bu yeni ilaç salım sistemleri, kardiyoloji, oftalmoloji, endokrinoloji, onkoloji ve immünoloji dahil olmak üzere tıbbın hemen her dalında etkili oldu.
ilaç alımında sıklıkla kullanılan klasik yöntemler, tablet ya da kapsüllerin ağızdan alımı ya da enjeksiyon şeklindedir; ve bu yöntemler sık ve tekrarlanan dozlarda ilaç alımını gerektiriyorlar. kandaki ilaç düzeyinin zamanla değişimini gösteren grafik incelendiğinde ilaç alımını takiben kandaki ilaç derişiminin başlangıçta bir süre arttığı, daha sonra çok kısa bir süre için sabit kalarak hızla azaldığı dikkati çekiyor. derişimin düşme süresi, ilacın metabolize edilme, parçalanma ya da etki alanından uzaklaşma gibi yollarla sisteme yararsız hale gelme hızına bağlıdır. ilacın kan plazmasındaki derişimi, etkin düzeyin altına düşebilir ya da toksik bölgeye çıkabilir. etkin düzeyin altındaki ve toksik düzeydeki bölgeler boşa harcanmış ilaç miktarlarını ifade eder. ayrıca, ilaç derişiminin etkin düzeyin altına düşmesi ya da toksik düzeyin üzerine çıkması hastada istenmeyen yan etkilere neden olabilir.
Ödevi indir - Benzer ödevler
Sağlık - Tıp ile ilgili diğer kategoriler
|
| |
| |
Bu site iyibiri tarafından yapılmıştır.
|
| | |