|
Hoşgeldiniz, henüz üye olmamışsınız. Tıklayın, üye olun
.
| |
|
| |
| |
| |
| |
Kitap ve Roman ödevleri : Sayfa 1
 101,4 Kb / 59 sayfa
herşeyi olabildiği kadar basit hale getirin. albert einstein byte eğitim dizisi’nde yeralan ınternet tasarım rehberi ve bir web sitesi kuralım kitapçıkları, kaç okuru site sahibi olmaya teşvik etti, bilemem. ama o kitapçıkları okuyanlardan o kadar çok elektronik mektup aldım ki, anlatamam. bu mektupların çoğunun ortak noktası, bilgisayar kullanımıyla ilgili ortak sorundan farklı değildi: bilgisayar mühendisi ve programcı olmadan nasıl site kurarım; sayfalarımı en kolay şekilde nasıl oluştururum? gerçekten, bilgisayar mühendislerinin, programcıların (ve özellikle bilgisayar yüksek öğrenimi yapan bazı kişilerin) gözden kaçırdıkları veya kabul etmekten kaçındıkları nokta, pc’nin aracı olmaksızın, beyin cerrahı veya roket tasarımcısı eğitimi görmeden kullanılmak üzere geliştirilmiş bulunduğu gerçeğidir. web de öyle. eğer bugün bilgisayar ağları-arası ağ, gerçekten bütün dünyayı kapladı ve herkes her türlü bilgiye kolayca ulaşabiliyorsa, web gerçekten en büyük eşitleyici ve en etkin demokratikleştirme aracı olabildi ise, bunu web’de alan açma (site kurma) işleminin kolaylığına borçluyuz. bilgişlem ne kadar kolaylaşırsa, kişilerin bilgilenmesi o kadar kolaylaşır; web sitesi sayısı ne kadar artarsa, kişilerin ulaştığı bilgi miktarı o kadar artar. nasıl artık bilgisayarı etkin biçimde kullanmaya başlamak için, 20 sayfalık bir windows el kitabı yeterli ise web sitesi kurmak da o kadar kolay olmalı. evet html, web’in ortak dilidir ve html sayesinde, pc’mizle veya macintosh’umuzla, farklı işletim sistemlerine, farklı dosya sistemlerine, farklı ağ protokollerine sahip bilgisayar-ağları arasında adeta cirit atıyoruz! fakat web sitesi oluşturmak ve bu siteyi meydana getiren html belgelerini, yani sayfalarımızı, bir ınternet site hizmeti sunucusu’nun ücretsiz verdiği alana yerleştirmek için bile html uzmanı olmak zorunluk olmamalı! piyasada bir çok html editörü var. basit bir kelime-işlem yazılımına benzeyen bu programların bir kısmı kullanıcının bir ölçüde html bilmesini gerektiriyor. bir kısmı, masaüstü yayıncılık programı gibi, kullanıcının ekranda “sayfa” haline birleşecek yazı ve grafik unsurları arzu ettiği bir tasarımla bir araya getirmesini sağlıyor; sonra bu tasarıma dayanan html kodunu kendisi yazıyor. yine bu programların bir kısmı sadece sitenin kullanıcının kendi sabit diskinde oluşmasını sağlamakla kalmıyor; bu dosyaların siteye web’de ev sahipliği yapacak firmanın bilgisayarına aktarılmasına da yardımcı oluyor. fakat bu programların büyük bir bölümü, sitenin ziyaretçilerle etkileşmesi için gerekli unsurları belirlemeyi ve bu unsurları web’e yerleştirmeyi site sahibine bırakıyor. diyelim ki sitenizde bir form bulunsun ve ziyaretçileriniz bu formu doldurarak, sizden bir şeyler istesinler, bir ziyaretçi defterine kayıtlarını yaptırsınlar, veya sitenizle ilgili görüşlerini bize iletsinler istiyorsunuz. bu tür bir etkileşme sağlayabilmek için, formunuzun derleyeceği bilgileri sunacağı bir program yazmanız gerektirir. işte yukarıdan beri söylemek istediğim bu: öyle bir program, öyle bir araç olmalı ki, “programcı” olmadan istediğim gibi web sitesi sahibi olmamı sağlasın! bu tür programlar da var. bu kitapçığın konusu olan microsoft frontpage, bu tür programlardan sadece biri. başka firmaların da frontpage’in sağladığı imkanları sağlayan, kullanımı frontpage kadar kolay programları bulunuyor. sizin yerinize “program yazan” web... .... ......
Ödevi indir - Benzer ödevler
 22,7 Kb / 11 sayfa
20 yy başında osmanlı devletinde kötü gidişi durdurmak için, birlik ve bütünlüğü sağlamak için iki türlü kurtuluş çaresine baş vurmuştur: a) ıslahat hareketleri b) fikir akımları ı. ıslahat hareketleri: osmanlı devletinde 16. yüzyılın sonlarında başlayan bozulma zamanla iç bütünlüğü tehdit etmeye başladı, iç ayaklanmalar artmış savaşlarda istenilen sonuçlara ulaşılamamıştı. bütün bu olumsuz gelişmeler osmanlı devleti'nde 17. y.y'ın ilk yarısından itibaren osmanlı devletinin ıslahata muhtaç olduğu gerçeğini ortaya koymuştu. osmanlı devletinde ıslahatları ve ıslahatların öncülüğünü padişahlar ve bazı devlet adamları yapmıştı. ulema avrupa'daki gelişmeleri takip edememiş bundan dolayı da bir ıslahat bilinci uyanmamıştı. ıslahatlar halka indirgenememiş yapılan masraflar da boşa gitmiştir. 17. yüzyılda yapılan ıslahatlar (genç osman dışında) genelde başarılı olmuş, fakat avrupa'nın bu dönemde hiç etkisi olmamıştı, ilk ıslahatların en önemli özelliği disipline bir karakterde olmasıdır. 18. yüzyılda, avrupa'nın üstünlüğü ilk kez askeri alanda hissedildiği için, bu yüzyılda batıdan ilham alınarak yapılan ıslahatların ağırlık noktasını askeri alandaki ... .....
Ödevi indir - Benzer ödevler
 110,0 Kb / 13 sayfa
felsefe yüzyıllar boyunca skolastiğin yorganı altında kıvrılarak uyudu. skolastik tartışmaların horlamaları ve karşı horlamalarından başka hiçbir şey duyulmuyordu.
felsefeyi ortaçağ uykusundan uyandıran şey, 17. yüzyılda sahneye çıkan ve şu sözleri ilân eden descartes oldu: cogito, ergo sum. (düşünüyorum, öyleyse varım). aydınlanmış bir çağ başlamış oldu: bilgi akla dayandırıldı. bu büyük fransız sadece uyuyan bilginleri değil, aynı zamanda britanyalıları da uyandırmıştı. onlar da descartesin rasyonel varsayımlarına gecikmeden tepki ererek, bilgi birikimimizin akla değil, deneyime dayandığını iddia ettiler. ingiliz empiristler bu hiddetli çıkışlarıyla aklın en küçük kırıntısını dahi yok ederek felsefeyi gitgide daha küçük duyumsamalara ayırdılar. felsefe tekrar sonsuz bir uykuya dalma tehdidi ile karşı karşıya kaldı.
nihayet 18. yüzyılın ortalarında kant dogmatik uygusundan uyanarak ortaçağ felsefesinden çok daha kapsamlı bir felsefe sistemi geliştirdi. bu durum, filozofların bu yeni şansı keyifli hayaller için kullanmak istedikleri izlenimini doğurdu. hegel, bu filozofların arasında en gayretlisi oldu ve genel huzur ihtiyacına yanıt verecek, dev yatağı bulutlardan oluşan muhteşem bir yatak odası inşa etti. kendisine başka bir yol seçen tek kişi, tüm evi doğu felsefesinin taze esintileriyle havalandıran schopenhauerdi. işte bu esintiler genç nietzscheyi uyandırdı. çevik bir hareketle o buz gibi rüzgâra atıldı ve herkesi uzun bir süre için uyanık tutan keskin felsefesini ilân etti.
frıedrıch nıetzsche yaşamı ve öğretisi
nietzscheyle beraber felsefe tehlikeli bir boyut kazanıyor. gerçi daha önce de tehlikeli olmuştu, ama başka nedenlerden dolayı. nietzscheden önceki yüzyıllarda felsefe, filozoflar için tehlikeliydi, oysa nietzscheyle beraber herkes için tehlikeli olmaya başladı.
kendisini sonunda zihinsel bir bulanıklığın içine düştü. geç dönem yazılarındaki söylemleri bunun habercisiydi zaten. ne var ki tehlikeli fikirleri hastalığının başlangıcından çok önce ortaya çıktı. nietzschenin fikirleri zihinsel bozukluklarıyla bağıntılı değil. onlar, 20. yüzyılın ilk yarısında avrupa için korkunç sonuçlar doğuran ve iflah olmaz belirtileri günümüzde balkanlarda ve doğu avrupada yeniden görülen kolektif bir cinnetin öncüleri oldu.
aslında nietzschenin felsefesi, felsefe olarak adlandırılması pek de haketmiyor. ister üstinsandan, ister sonsuz geri dönüşten (yaşamımızı mutlak sonsuza dek tekrar ve tekrar yaşayacağımıza dair düşünce) veya (anlamını goethe, napolyon veya kendisi gibi büyük adamları yaratmakta bulan) uygarlığın salt anlamından söz etsin. her şeyi güç istemi ile açıklamak ya çok basittir ya da anlamsız. freudun psikoanalitik açıdan mesafeli ve hatta schopenhauerin dipsiz kötümserlikleri bile bizleri daha fazla ikna etmektedir. bir değeri olan her komplo kuramında olduğu gibi, nietzschenin güç istemine dair doktrini de paranoyak eğilimler taşıyor. kendi felsefesinin aksine,...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 358,9 Kb / 372 sayfa
emine zola,
octave'ı getiren üç sandık yüklü at arabası sokağın başında durdu. kasım ayının karanlık öğleden sonrasında havanın soğuk olmasına aldırmayan genç adam camlardan birini açıp dışarı baktı. iç içe geçmiş sokaklarda insanların kaynadığı bu kalabalık mahallede birden kararan güne şaşırmıştı. depreşen atlarına söven arabacılar, kaldırımlarda birbirine çarparak geçen insanlar, mağazalardan akan tezgahtar ve müşteriler onu şaşırtıyordu; çünkü her ne kadar paris'in daha temiz olmasını umuyorsa da bu koşuşturmacayı beklemiyor, buranın gözüpek adamların iştahına açık bir kent olduğunu duyumsuyordu. arabacı eğilerek sordu: - choiseul geçidi mi demiştiniz? - hayır; choiseul sokağı... yeni bir ev olduğunu sanıyorum. araba hemen yandaki sokağı dönünce ev baştan ikinci konumdaydı: dört katlı büyük apartmanın taş duvarları komşu evlerin yosunlaşmış duvarları yanında pek kararmamış sayılmazdı. kaldırıma inen octave evi, aşağıdaki ipekçi dükkanından ortadaki giriş katına ve en üstte terasa açılan geri daireye kadar şöyle bir süzdü. birinci katta küçük kadın başı yontularıyla süslü balkon demirleri, taş üzerine doğrudan yontulmuş pencere doğramaları vardı. onun altındaki giriş kapısı çok daha süslüydü, iki meleğin tuttuğu kapı numarası gaz lambasıyla aydınlatılmıştı. sarışın, şişman bir adam kapıdan çıkarken octave'ı görünce durakladı: - vay! geldiniz demek! sizi yarın bekliyorduk. - plassans'dan bir gün önce ayrıldım, dedi genç adam; yoksa oda henüz hazır değil mi?
....... ............
Ödevi indir - Benzer ödevler
 359,7 Kb / 246 sayfa
ırvin d. yalom
içindekiler
sunuş
önsöz
aşkın celladı
--tecavüz yasal olsaydı...--
şişman bir hanım
--yanlış çocuk öldü--
--benim başıma geleceğini hiç düşünmemiştim--
--usulca gitme--
iki tebessüm
üç açılmamış mektup
terapide tek eşlilik
sahibini arayan düşler
Ödevi indir - Benzer ödevler
 572,0 Kb / 96 sayfa
içindekiler
giriş
atatürk'ün hayatı
atatürk için ne dediler?
atatürk'ün sözleri
atatürk'ün anıları
atatürk'ün eşyaları
atatürk'ün arkadaşları
evrim yanılgısı
Ödevi indir - Benzer ödevler
 650,0 Kb / 72 sayfa
banyo tıpası yazan : can doğan "böyle bir kadının sevgilisi yoksa dünyada hiç erkek kalmamış demektir." "kimbilir, belki de dünyada hiç erkek kalmamıştır." "demagoji mi yapıyorsun, yoksa görüşmeyeli cinsel tercihlerinde değişiklikler mi oldu?"
Ödevi indir - Benzer ödevler
 46,5 Kb / 26 sayfa
yazıcıyı ilk görüşümü nakletmeden önce biraz kendimden, çalışanlarımdan, işimden, büromdan ve genel ortamdan söz etmem yerinde olur, çünkü takdim edilecek olan esas karakteri anlayabilmek için bu tür tanımlamalar vazgeçilemeyecek denli gerekli. önce şunu söyleyeyim. ilk gençlik yıllarımdan beri, en kolayı seçmenin en iyi yaşam biçimi olduğu konusunda derin bir inanç besleyen biriyim. bundan dolayı, zaman zaman çalkantılar yaşansa bile, gerilimli ve hareketli bir mesleğim olmasına rağmen huzurumu kaçıracak türden bir şey başıma gelmedi. asla bir jüriye söylev vermeyen, kamuoyundan alkış toplamaya yeltenmeyen, varlıklı adamların tahvilleri, ipotekleri ve tapu senetleriyle ilgili rahat işlerle uğraşıp, rahatlığın kayıtsız dinginliğine sığınmış, gözü yükseklerde olmayan avukatlardan biriyim. tanıyanların tümü, son derece güvenilir bir adam olarak bilirler beni. siirsel bir coşkuya sahip olan merhum john jacop astor, hiç duraksamadan, benim en belirgin özelliklerimi; öncelikle sağgörü, sonra düzen olarak ilan etmişti. gösteriş yapmak için değil ama, adının yaygın bir üne sahip olup, adeta bir külçe altından söz edilir gibi tınladığını kabul ettiğim ve bunu yinelemekten hoşlandığım merhum john jacob astor tarafından işe alınmış olduğum gerçeğini belirtmeden geçemeyeceğim. açıkça belirtmek isterim ki, hiçbir zaman merhum john jacob astor'un beğenisine karşı kayıtsız kalmadım...
Ödevi indir - Benzer ödevler
 54,0 Kb / 45 sayfa
dostoyevskı,
- size bir şey sormama izin verir misiniz, efendim? yolcu irkildi ve sokak ortasında, akşamın sekizinde kendisine teklifsizce sokulan kürklü kişiye biraz korkarak baktı. petersburglu biri, hiç tanımadığı başka bir adamla sokakta birdenbire birşeyler konuşmaya başlarsa ötekinin kesin olarak korkuya düşmesi pek doğaldır. böylece yolcu sarsıldı, biraz da korktu. kürklü adam dedi ki: - sizi rahatsız ettiğimden dolayı beni bağışlayın, ben.. ben vallahi bilmiyorum... siz, sanırım beni bağışlarsınız... görüyorsunuz ki ruhsal bir bunalım içindeyim. redingotlu delikanlı, kürklü adamın gerçekten ruhsal bir bunalım içinde olduğunu ancak o zaman görebildi. karışık yüzü oldukça solgundu, sesi titriyordu; belki de kafası karmakarışıktı; çünkü sözcükler ağzından pek güçlükle çıkıyordu. bir ricada bulunmak istediği belliydi; ama gerek rütbe, gerekse toplumsal konum bakımından belki de daha aşağı olan bir adama böyle kendisini küçük düşürücü bir ricada bulunmanın ona çok zor geldiği görünüyordu. öyle ya, böyle sağlam bir kürkün altına, üzerine gösterişli süsler, nişanlar serpilmiş olan ciddi, pek güzel, koyu yeşil renkli bir frak giymiş birinin bir ricada bulunması; yakışıksız, uygunsuz, hatta garip bir şey olurdu. bütün bunların kürklü adama sıkıntı verdiği belliydi; öyle ki, sonunda ruhsal bunalım... .... ......
Ödevi indir - Benzer ödevler
 150,8 Kb / 119 sayfa
içindekiler
sunuş
bu kitabı okurken
ve yazarken
anne-babalık sanatı
çünkü anneyim
anneler de insandır
bu şiirlerle büyüdük
benim annem öyleydi
ben annem gibi olmayacağım
biz çağdaş anneyiz
alıntı annelik rolü
günümüzün değişen değerleri
toplumda değişen kadın ve annenin yeri
annelik / babalık sanatı öğrenilebilir
Ödevi indir - Benzer ödevler
|
| |
| |
Bu site iyibiri tarafından yapılmıştır.
|
| | |